Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/15502 E. , 2024/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/667 E., 2023/907 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibar
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/15502 E. , 2024/6033 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/667 E., 2023/907 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; suça konu iş yerinde gümrük kaçağı sigara satışı yapıldığına dair güvenlik güçlerine gelen ihbar üzerine, olay yerine gidildiğinde, asıl dava dosyasında, iş yerinde sanık ...'nün bulunduğu ve iş yeri masasının çekmecelerinde ve masanın yanında gümrük kaçağı sigaraların görülmesi üzerine, sanık ...'in farklı markalardaki toplam 132 paket gümrük kaçağı sigarayı güvenlik güçlerine teslim ettiği anlaşılmış olup, birleşen dava dosyasında ise, sanık ...'nün kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, suça konu iş yerinin aslında ...'e ait olduğu, diğer sanık ...'un da ...'nın ortağı olduğunu beyan etmesi üzerine sanıklar ... ve ... hakkında da 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davalarının açıldığı anlaşılmıştır. Ele geçirilen sigaralara ilişkin düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı görülmüştür. Sanık ... soruşturma aşamasındaki kolluk beyanında, sigaraları satarken polislerin geldiğini, masanın yanında poşet içerisinde bulunan sigaraları rızası ile teslim ettiğini beyan etmiş olup kovuşturma aşamasındaki beyanında ise, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, olay anında dükkânda kendisiyle birlikte ...'in de bulunduğunu, ...'ten çekindiği için iş yerini işlettiğini söylediğini, sigaraların bir kısmının açıkta bulunduğunu ifade etmiştir. Tutanak tanığı kovuşturma aşamasındaki beyanında, ihbar üzerine iş yerine gittiklerinde, sigaraların açık vaziyette olduğunu gördüklerini, tutanak içeriğinin doğru olduğunu, iş yerinde başka bir kimse olsaydı onların da adını tutanağa yazacaklarını beyan etmiştir. Kanun iadesi öncesinde tanık sıfatıyla dinlenen ... beyanında, huzurdaki sanığı tanıdığını, iş yerinin daha önceden ... tarafından işletildiğini ancak sonradan sanığa devredildiğini, olay tarihinde de sanık ... tarafından işletildiğini, polisler geldiğinde dükkânda çay içmek için bulunduklarını beyan etmiş olup, hakkında kamu davası açılması üzerine sanık sıfatıyla alınan beyanında ise, olay günü dükkânda olmadığını, sanık ...'i tanımadığını ifade etmiştir. Kanun iadesi öncesinde tanık sıfatıyla dinlenen ... beyanında, sanık ...'in arkadaşı olduğunu, olaydan 3-5 ay önce dükkânı açtığını, vergi kaydının kendi adına olduğunu ancak olaydan 1 ay kadar önce dükkânı sanık ...'e devrettiğini, ...in vergi kaydını üzerine almak için kendisinden süre talep ettiğini beyan etmiş olup, hakkında kamu davası açılması üzerine sanık sıfatıyla alınan beyanında ise, dükkânın kendisine ait olduğunu, ... ile bir ilgisinin bulunmadığını, ele geçen sigaraların sanık ...'e ait olduğunu ifade etmiştir. A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Kararları Yönünden Ayrıntıları gerekçe bölümünde anlatıldığı üzere, olay tutanağı içeriğine göre, bir kısmı açıkta bulunan sigaraları satarken diğer sanık ...'nün güvenlik güçleri tarafından yakalandığı, sanıklar ... ve ...'in bahse konu iş yerinde bulunduklarına ve diğer sanık ... ile gümrük kaçağı sigaraların satışı hususunda fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarına dair savunmalarının aksini ispatlamaya yetecek mahiyette kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesi gerekirken, sanıklar hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararlarının netice itibarıyla doğru olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden Olay tutanağında sanığın hazır bulunduğu iş yerinde masanın yanında ve çekmecelerinde suça konu sigaraların ele geçtiğinin belirtilmesi, tutanak tanığı ve sanık ...'nün beyanlarında da sigaraların bir kısmının açıkta olduğunu ifade etmeleri karşısında, suç üstü hali mevcut olduğundan arama kararına gerek olmadığı, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde usulüne uygun bir arama kararı olmadığından bahisle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Verilen Beraat Kararları Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 03.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta; haber merkezinin ... sayılı adreste faaliyet gösteren iş yerinde kaçak sigara satışı yapıldığını bildirmesi üzerine belirtilen adrese gidildiği, iş yerinin masa çekmecesinde ve masanın yanında kaçak sigaraların görüldüğü, iş yerinde bulunan şahsa kaçak ve bandrolsüz sigara olup olmadığının sorulduğu, ... isimli şahsın kendi rızasıyla kaçak sigaraları teslim ettiği belirtilmiştir. Kaçak sigara sattığı belirtilen sanık hakkında işlem başlatılarak açılan davanın sonucunda mahkumiyet kararı verilmiş, temyiz incelemesine gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanunun 63. maddesi gereğince yeni yürürlüğe giren ve lehe olan yasaların uygulanması gerektiği gerekçesiyle iade edilmiş, yeniden yapılan yargılamada mahkeme usulüne uygun arama kararı alınmadan arama yapıldığı için sanığın beraatine karar vermiştir. Sanığın beraatine yönelik verilen kararın katılan tarafından temyiz edilmesi üzerine heyetimizin çoğunluğu aramanın hukuka uygun olduğunu kabul ederek yerel mahkemece verilen hükmün bozulmasına karar vermiştir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; Dairemiz kararının gerekçe kısmında sigara satışı yapıldığına dair ihbar olduğu kabul edilmesine rağmen, bozma kararı verilirken suçüstü halinin mevcut olduğundan bahsedilmesinin apaçık bir çelişki olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Olayımızla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarına bakmak gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koymuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacaktır.” denilmiştir. Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Kolluk görevlilerinin ihbar almış olmaları halinde ne gibi bir işlem yapacakları CMK gereğince belli olup, ihbar alınmış olması durumunda suçüstü halinden bahsetmek mümkün değildir. Somut olayda bir arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlemde bulunmamaktadır. Öncelikle sigara satışının yapıldığının ihbar alınması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında bahsettiği “başlangıç şüphesi” niteliğindedir. Başlangıç şüphesinin varlığına karar verecek olan da Cumhuriyet savcısıdır. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren CMK kuralları gereğince işlemlerin yapılması zorunludur. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suç ihbarı alan kolluğun durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Buna göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş olduğundan, yerel mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümüzden, heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyoruz.