Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/13954 E. , 2025/1661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/791 E., 2022/1788 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön incele
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/13954 E. , 2025/1661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/791 E., 2022/1788 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2017/25 Esas, 2018/670 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16.03.2022 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/791 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca hapisten çevrili 6.000,00-TL adlî para cezası ve doğrudan verilen 20,00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafin temyiz istemi; sanığın geçici bir süre ile işyerinde bulunduğuna, poşet içerisinde olan sigaraları görmediğine, sanığın sigaraları gördüğü kabul edilse bile gümrük kaçağı olduğunu bilme imkanının olmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair savunmasının aksi gösteren herhangi bir delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, arz ve izah edilen nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 26.09.2016 günü saat 16.00 sıralarında ... ... adresinde bulunan işyerinde kaçak sigara satıldığının ihbar edilmesi üzerine belirtilen adrese giden kolluk görevlilerince sanık ...'nın bulunduğu işyerinde tezgahın üzerinde ve yanındaki poşetler içerisinde toplam 336 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/610 Esas ve 2014/512 Karar sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koyulmuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 Karar sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 161/2 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adlî bir nitelik taşıyacaktır.” denilmiştir. Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Kolluk görevlilerinin ihbar almış olmaları halinde ne gibi bir işlem yapacakları 5271 sayılı Kanun gereğince belli olup, ihbar alınmış olması durumunda suçüstü halinden bahsetmek mümkün değildir. Somut olayda bir adlî arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlem de bulunmamaktadır. Öncelikle ... ... adresinde bulunan işyerinde kaçak sigara satıldığına dair ihbar alınması Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında bahsettiği “başlangıç şüphesi” niteliğindedir. Başlangıç şüphesinin varlığına karar verecek olan da Cumhuriyet savcısıdır. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren 5271 sayılı Kanun'un kuralları gereğince işlemlerin yapılması zorunludur. Buna göre somut olayda sanığın bulunduğu işyerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/791 Esas, 2022/1788 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.