İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/17484 Karar: 2026/2085 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17484 K.2026/2085

7. Ceza Dairesi 2023/17484 E. , 2026/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1070 E., 2022/1449 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, 27... plaka aracın müsaderesi, 27... plakalı aracın müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/17484 E. , 2026/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1070 E., 2022/1449 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, 27... plaka aracın müsaderesi, 27... plakalı aracın müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/17484 E. , 2026/2085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1070 E., 2022/1449 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, 27... plaka aracın müsaderesi, 27... plakalı aracın müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran nakil aracının iadesine ilişkin kurulan hükme yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; I-Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II-Sanık ...'ın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin 27.06.2014 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2022/7425 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/974 Esas, 2021/1623 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.05.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 3.5237 sayılı Kanun'un 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetten mahkum edilmiş, kaçak eşya ile bir aracın müsaderesine karar verilmiş, diğer aracın müsaderesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizi nakil aracının iadesiyle sınırlı kalmış, sanık ise mahkumiyeti temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Nakil aracının iadesine ilişkin hüküm hukuka aykırılık bulunmadığından onanmıştır. Sanık yönünden ise; benzer suç vasıflı derdest dosyalarla eylemlerin TCK 43 kapsamında zincirleme kaçakçılık oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi, 7242 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da mümkün olan etkin pişmanlıkta indirim oranının 1/2 olduğunun doğru ihtar edilmesi (1/3 bildirilerek sanığın yanıltılmaması) ve TCK 53/3 gereği 53/1-e yönünden karar verilmesi gerekir. Bu hususlar gözetilmeden kurulan hüküm 1412 sayılı CMUK 321 uyarınca bozulur.

Uygulama Sonucu: Nakil aracının iadesine ilişkin hükmün onanması; sanığın mahkumiyet hükmünün bozulması (kısmen onama, kısmen bozma).

Dava Strateji Notu: Kaçakçılık savunmasında etkin pişmanlık ihtaratının doğru oranla (5607 sayılı Kanun 5/2 uyarınca 1/2) yapılıp yapılmadığı titizlikle denetlenmelidir; yanlış oranla yanıltılan sanık aleyhine etkin pişmanlık uygulanmaması bozma sebebidir. Ayrıca benzer tarihli/vasıflı diğer dosyalarla TCK 43 zincirleme değerlendirmesi sanık lehine sonuç doğurabileceğinden bu dosyaların birleştirilmesi talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla