İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Ceza Dairesi

YARGITAY · 7. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17993 K.2024/10944

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı…

Esas2023/17993Karar2024/10944Tarih4 Aralık 2024Okuma6 dk · 1.182 kelime

KÜNYE

7. Ceza Dairesi 2023/17993 E., 2024/10944 K.

Karar tarihi
4 Aralık 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2023/122 E., 2023/158 K
Suç
6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
Hükümler
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama

Karar Detayı

1.182 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ile sanık müdafiin temyiz istekleri; eksik incelemeyle karar verildiğine, suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE

20.08.2013 tarihli tutanağa göre, yangın ihbarı üzerine 498 nolu orman bölmesinde örtü yangını çıktığının tespit edilmesi ve 21.08.2013 tarihli olay tutanağına göre, yangın ihbarı üzerine yine 498 nolu bölmeden orman yangınına müdahale edilmesi şeklinde gerçekleşen olaylarda; orman alanına yaklaşık 75 metre mesafede, tapulu tarım arazilerinin yakılması ile başlayan yangının orman sayılan yere sıçraması ile toplam 5.5 hektar orman alanında tahribat olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık 15.02.2015 tarihli savunmasında; atılı suçları tahrik altında hata olduğunu bile bile işlediğini beyan etmişse de, sonraki beyanlarında atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, orman alanına yaklaşık 75 metre mesafede, tapulu tarım arazilerinin yakılması ile başlayan yangının orman sayılan yere sıçraması ile toplam 5.5 hektar orman alanında tahribat olduğu tespit edilmiştir.

Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, tanık beyanları, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak, Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;

sanık hakkında 12.02.2015 tarihli ilk kararda 4 yıl 19 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği gözetilerek, yeniden yapılan yargılama sonucu sanığa ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildiği ve cezada kazanılmış hakkı olduğu belirtilerek netice ceza olarak 4 yıl 19 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmakla,

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak önceki hükümde yer alan sonuç cezalar üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler tesis edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının kazanılmış hakka ilişkin 5 nolu bendinde yer alan " SONUÇ İTİBARİYLE 4 YIL 19 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "cezasının 4 yıl 19 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" ifadesinin eklenmes suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE 6831 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına olası kastla iki kez muhalefet ettiği iddiası ile hakkında açılan kamu davasında, sanığın cezalandırılmasına ilişkin Çorum

1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen verilen hükmün, sanık ile sanık müdafii tarafından temyiz istemi üzerine, heyetimizce yapılan inceleme neticesindeki sayın çoğunluk görüşüne sanığın 20.08.2013 tarihli eyleminin olası kastla orman yakma suçunu oluşturmayacağı yönünden katılamıyorum. Şöyle ki.

20.02.2023 tarih, 2021/31735E.,2023/1653K karar sayılı bozma kararımızda belirttiğim üzere, Sanık hakkında, eşi ile arasındaki anlaşmazlık yüzünden müşteki Süleyman’a husumet beslediği, 20/08/2013 tarihinde müştekinin köyüne giderek kasten ona ait arazisindeki meyve ağaçlarını kasten yakmak suretiyle ona zarar verme kastı ile hareket ettiği, ancak yakınlığı nedeniyle yangının ormana da bir müddet sonra sirayet ettiğı, olay yerini terk eden sanığın bu kez 21/08/2013 tarihinde gelerek bu kere müşteki Süleyman’ın arazisini ateşe verdiği,

yine araziler arasındaki yakınlık nedeniyle yangının ormana sirayet etmek suretiyle yangının devam ettiği, sanığın orman yangınının söndürülmesine ilişkin hiçbir çabasının da bulunmadığı belirtilerek hakkında açılan kamu davasının yargılaması sonrasında, Mahkemece verilen 6831 sayılı Kanun 110/4, TCK 21/2, 43, 62, 53.maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2 gün Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmünün sanık, müdafii ve Yerel Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz istemi üzerine dosya dairemize gelmiş olup, heyetimizce yapılan temyiz incelemesi esnasında verilen bozma kararına kısmen katılamıyorum, Şöyle ki.

Sanığın her iki suç tarihindeki eylemlerinin sübutuna, iki farklı tarihteki eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 43/1 maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğine yönelik heyetimizde bir görüş farklılığı bulunmamakla birlikte, sayın çoğunluğun 20/08/2013 tarihinde bir kısım müştekilere ilişkin ilk eyleminin ve subut bulan eylemlerinin vasıflandırılmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşü eylemin “olası kast ile orman yangını çıkartmak” şeklinde değerlendirmekte ise de, bu tarihli eylemin, “taksir ile orman yangınına sebebiyet" olarak vasıflandırılması gerektiği düşünce ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne bu yönü ile kısmen muhalifim.

5237 sayılı Yasa kapsamında “olası kast” ile “bilinçli taksir” kavramları birbirlerine çok yakın düzenlemeler olduğu gerekçesi ile uygulamalarda bir kısım yanılmalar olmakla birlikte, 5237 Sayılı Yasanın 21/2 maddesinde düzenlenen olası kast kavramını, diğerinden ayıran yegane özellik, sanığın kasten başladığı bir eyleminde, başka bir neticeyi de öngörmesi ve buna rağmen kasti hareketine devam ederek, diğer netice konusunda da “olursa olsun” şeklinde hareketine devam etmesi şeklinde düşünebiliriz.

20/08/2013 tarihli suç tutanağına bakıldığında, 498 nolu orman bölmesinde örtü yangınının bulunduğu, yangının başlangıç yerinin ormana 75 metre mesafede, tapulu arazide olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle sanığın eylemi ve neticelerinin ayrı ayrı irdelenip, değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Dosya kapsamına göre sanığın öncelikle kastı, kayınpederi olan Süleyman’ın ağaçlarına zarar vermektir. Bu kast ile eylemine başlamıştır.

Ancak, yangın devam edip orman arazisinede sıçramıştır. Yangının başlama yerinin özel arazi olduğunda da hiçbir kuşku yoktur. Zaten böyle bir tespitte dosya kapsamında bulunmaktadır. Bu durumda, sanığın o anki kızgınlık ve öfke ile kasten hareketi özel araziye zarar verme olarak değerlendirilmesi kuşkusuzdur.

Ancak, sırf orman arazisinin yakınlığı nedeniyle yangının bu araziyede sıçrayabileceğini düşünüp buna rağmen “olursa olsun” kastı ile hareketine devam edip etmediği hususunda bir belirsizlik vardır.

Bu belirsizliğinde sanığın lehine değerlendirilip, yangının ormana sıçramasında olası kast ile hareket ettiğini belirleyen bir kıstas bulunamadığından, bu eyleminde, en azından taksirinin bulunduğu kabul edilmeli ve ilk olayla ilgili hareketinde netice orman yangını eyleminin 6831 Sayılı Yasanın 110/3 maddesi kapsamında “taksir ile orman yangınına sebebiyet” verme şeklinde nitelendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Bir an için,Sanığın 21/08/2013 suç tarihli eyleminin olası kast ile orman yangını çıkartma olarak vasıflandırılmasında, bu eylemdeki vasıflandırmaya katılmamda, tezat bir durum var gibi düşünülebilir ise de, yoktur.

Çünkü, 20/08/2013 tarihindeki sanığın ilk eyleminde kastı, özel araziye yönelik olup, yangının orman arazisine de sıçramasına yol açmış, sonra, olay yerini terkedip, ertesi günü tekrar aynı yere gelip, yine özel arazide kasten yangın çıkartmak suretiyle mala zarar verme eylemine başlamıştır. Bir gün önceki netice itibarıyla artık yangının orman arazisine de yakınlık nedeniyle sıçrayabileceğini kesin olarak öngörebilecek durumdadır.

Buna rağmen hareketine devam etmiş, yangının orman arazisine sıçramasına da “olursa olsun” şeklindeki hareketi ile neden olmuştur. Dolayısıyla mevcut delil durumuna göre sanığın 20.08.2013 tarihli eyleminin taksirle orman yangını suçundan değerlendirilmesi gerekirken, olası kastla orman yakma suçu kapsamında kaldığına dair dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Temyiz Sebepleri
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar

Karar Bilgileri

Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/17993
Karar No
2024/10944
Tarih
4 Aralık 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17962 K.2025/13980
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/17755 K.2025/12407
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16820 K.2025/9683
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16798 K.2024/438
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16787 K.2023/11797
  • 7. Ceza Dairesi — Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/16187 K.2023/10332

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.