KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/18067 E., 2024/11289 K.
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/998 E., 2020/622 K.
- Suç
- 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Kanun yararına bozma yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2018/998 Esas, 2020/622 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.09.2023 tarihli ve 94660652-105-22-18435-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/95737 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/95737 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer nitelikte bir olay nedeniyle Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14/07/2020 tarihli ve 2020/11559 esas, 2020/9683 karar sayılı ilamında ''Dosya içerisinde sanığa ait olan Çorlu Askeri Hastanesinin 07.12.2007 tarihli Sağlık Kurulu raporunda ''İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu'' teşhisiyle askerliğe elverişli değildir.'' tespiti karşısında, sanığın suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının,
suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığının veya önemli derecede azalma olup olmadığının tespiti için tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarından ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor aldırılarak,
sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle mahkumiyet hükmü kurulması'' şeklinde belirtildiği üzere, sanığa 02/04/2018 tarihinde birliğine katılması için 1 günlük yol izni verilmiş olmasına rağmen 18/05/2018 tarihinde birliğine katılarak üzerine atılı firar suçu sebebiyle açılan kamu davasında Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan savunmanın suçun oluşumuna engel nitelikte mazeretler olmadığından bahisle mahkumiyet kararı verilmiş ise de,
dosyada kapsamında bulunan tıbbi kayıt fotokopilerine göre sanığın suç tarihinden yaklaşık 6 ay sonra Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesinin 07/11/2018 tarihli ve 7372 sayılı sağlık kurulu raporuna göre barışta ve savaşta askerliğe elverişli olmadığı,
yine aynı Hastanenin 11/03/2019 tarihli ve 1999 sayılı raporu ile sanığın 02/04/2018-18/05/2018 tarihleri arasında askerliğe elverişsiz olduğuna ilişkin raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihi itibariyle akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları anabilim dalı başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2018/998 Esas, 2020/622 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması istenmiş ise de; dosyanın tetkik edilmesi neticesinde sanığa kanun yararına bozmaya konu kararın değil; Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2018 tarihli iddianamesinin tebliğ edildiği, tebliğ işlemini müteakip kararın istinaf edilmeksizin kesinleştirildiği, bu haliyle sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmediği belirlenmekle, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18067, K. 2024/11289, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama