KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2023/18091 E., 2024/11485 K.
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/281 E., 2017/93 K.
- Suç
- 5846 sayılı Fikir ve Sınai Haklar Ceza Kanunu'na muhalefet
- Karar
- Mahkûmiyet
- Kanun yararına bozma yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve 2023/105259 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105259 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15/02/2012 tarihli kararına karşı sanık tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15/01/2015 tarihli ve 2014/4056 esas, 2015/444 karar sayılı ilâmı ile söz konusu kararın bozulduğu, anılan Mahkeme kararına karşı sadece sanık tarafından temyize başvurulduğu, aleyhe temyiz yoluna başvurulmadığı ve söz konusu kararın da sanık aleyhine bozulmadığı, bu halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya
yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15/01/2015 tarihli ilâmından önce tayin olunan cezanın sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden, yeniden kurulan hükümde netice cezanın 6.080,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 6.080,00 Türk lirası, 6.080,00 Türk lirası ve 8.100,00 Türk lirası adlî para cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2016/281 Esas, 2017/93 Karar sayılı kararının sanığın yüzüne karşı verilerek temyiz süresinin tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren başlayacağının belirtildiği ancak sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmeden, hükmün temyiz edilmeden kesinleştiğinden bahisle 08.09.2017 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 34/2. ve 232/6. madde ve fıkralarına göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin,
tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekliliği gözetildiğinde, söz konusu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18091, K. 2024/11485, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama