Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/20253 E. , 2024/2063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1683 E., 2023/1907 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, eşya müsaderesi, araç iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Böl
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/20253 E. , 2024/2063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1683 E., 2023/1907 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme, eşya müsaderesi, araç iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesi ile kurum zararının karşılanmasına karar verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihinde Türkiye'ye giriş yapmak amacıyla Habur sınır kapısına gelen sanığın aracında yapılan aramada 141 adet USB bellek ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 17.02.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.03.2012 tarihinde usulüne uygun kesinleştirildiği, sanığın 29.01.2016 tarihinde işlediği banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu nedeniyle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek sanık hakkındaki davanın düşürülmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 27.03.2012 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin durduğu, kasıtlı suçun işlendiği 29.01.2016 tarihinden itibaren ise zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği gözetildiğinde denetim süresinin başladığı tarihle kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında geçen süre de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen 06.06.2011 tarihli savunmadan itibaren hüküm tarihinde olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, düşme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi. (K.K.D.) KISMî KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 22.02.2024