Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/4158 E. , 2025/13494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/299 E., 2022/568 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itiba
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/4158 E. , 2025/13494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/299 E., 2022/568 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) sanık lehine yapılan değişiklikler nedeniyle dosyayı yerel mahkemeye iadesinden sonra, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca indirim uygulanacağının ihtar edildiği, ilgili kanun maddesi gösterilerek ödenmesi gereken miktarın bildirildiği ve indirim oranı belirtilmediğinden de sanığın yanıltılmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1. Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-(a) maddesi uyarınca 300 gün adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği halde, hükmün sonraki bendinde "20 gün" denilerek karışıklığa neden olunması, 2. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yalnızca numune eşyanın müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; 1. Hükmün hapisten çevrilen gün adli para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin bendinde yer alan "20 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "300 gün" ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün eşya müsaderesine ilişkin bendinde yer alan "şayet tasfiye edilmişse numunelerin" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan idare vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine, yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararının hukuka aykırı arama nedeniyle bozulması yerine, sayın çoğunluğun düzeltilerek onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 16.12.2014 tarihli yakalama, rızaen teslim ve muhafaza altına alma tutanağına göre; .... Büro Amirliği görevlilerince Silifke ilçesi....Caddesi.... civarında omzunda siyah askılı çanta ile görülen ve durumundan şüphelenilen sanığa polis tanıtma kartları gösterildikten sonra omzundaki çantasında ne olduğu sorulduğunda sanığın çantasında cinsel içerikli hap ve spreylerin bulunduğunu söylediği ve kendi rızası ile çantasındaki eşyaları kolluk kuvvetlerine teslim ettiği ve sonrasında nöbetçi Cumhuriyet savcısına ele geçen kaçak eşyalar hakkında bilgi verildiği, Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; suç konusu cinsel içerikli hap ve spreylerin içinde bulunduğu çantada arama yapılabilmesine ilişkin herhangi bir adli arama kararının, yazılı arama emrinin ya da önleme araması kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde; Sanığa ait ve suç konusu eşyanın içerisinde ele geçirildiği siyah renkli çantada yapılan arama işleminin, PVSK'nın 4/A maddesi kapsamında yoklama ve kontrol olarak değerlendirilemeyeceği, suç konusu cinsel içerikli hap ve spreylerin ele geçirilme anına kadar suçüstü hâlinin de söz konusu olmadığı, üzerlerinde yoklama yapılan kişilerin çantalarında gerçekleştirilecek arama işlemi için, CMK'nın 116 ve devamı maddeleri uyarınca hâkimden karar veya yazılı emir alınması ya da bir önleme araması kararının gerekli olduğu, ancak dosya kapsamında bu tür bir arama kararı ya da arama emrinin bulunmadığı, devletin kamu gücünü kullanan kolluk görevlilerinin karşısında direnme gücü bulunmayan sanığın bu aşamada gösterdiği rızanın hukuken geçerli olmadığının kabulünün gerektiği, bu nedenle ilk bakışta görülemeyecek şekilde olan sanığın çantasında ele geçen kaçak eşyanın hukuka aykırı olarak elde edilen delil niteliğinde olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkraları uyarınca hükme esas alınamayacağı ve sanığın tevilli ikrarı dışında başkaca delil bulunmadığı dikkate alındığında sanığın beraati karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının düzeltilerek onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz. 06.11.2025