İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/4790 Karar: 2024/347 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4790 K.2024/347

7. Ceza Dairesi 2023/4790 E. , 2024/347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/393 E., 2022/562 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayıl

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/4790 E. , 2024/347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/393 E., 2022/562 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayıl

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/4790 E. , 2024/347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/393 E., 2022/562 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/20440 Esas, 2020/5611 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/393 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Güvenlik güçleri tarafından sanığın gümrük kaçağı sigara getireceğine dair bilgiler edinilmesi üzerine, 24.08.2013 tarihinde iki şahsın ellerinde kolilerle taksi durağına doğru yürüdüğünün görülmesi üzerine, bu şahısların sanık ... ve temyiz dışı sanık ... olduğunun anlaşıldığı, kolilerde ne olduğu sorulduğunda ise, sanığın gümrük kaçağı sigara bulunduğunu söylemesi üzerine, toplamda 1450 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasında olduğu görülmüştür. 3.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, Adapazarı'nda Hasır Tekel Bayii adlı iş yerini işlettiğini, ..........,yı da müşterisi olması sebebiyle tanıdığını, .........., ile İstanbul'da karşılaştıklarını, ellerinde koliler olduğunu görmesi üzerine taşımasında yardımcı olduğunu, içinde sigara olduğunu bilmediğini, ele geçen gümrük kaçağı sigaralarla alakasının olmadığını beyan etmiştir. 4.Temyiz dışı sanık ... savunmasında, Tahtakaleden 4 koli kaçak sigara satın aldığını, vapurda ... ile karşılaştığını, ...'ın kolileri taşımada kendisine yardımcı olduğunu beyan etmiştir. 5.Yargıtay bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'in ellerinde taşıdıkları kolilerin içinde gümrük kaçağı sigaraların ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalarda değişiklik göstermeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmediği gözetilerek, kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın sigaraları ticarî amaçla aldığına dair herhangi bir ikrarı da bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun'un 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/393 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. (Değişik Gerekçe İle Muhalefet) Değişik Gerekçe ile Karşı Oy Olay tarihinde elinde koli ile taksi durağına yürüyen sanıkta 1450 karton kaçak sigara ele geçtiği, sayın çoğunlukla birlikte ulaştığımız mahkûmiyet kararının bozulmasında tartışma bulunmamaktadır. Çoğunluk, karar gerekçesinde yargılamaya konu suç eşyasının ele geçirilmesinde mahkemece verilmiş usulüne uygun arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğundan Cumhuriyet Savcısı tarafından verilmiş bir kararın bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de olmaması karşısında hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceğinden Anayasa’nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddenin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağından sanığın beraatine karar verilmesi uygun bulunmuştur. Arama işleriyle ilgili olarak, suçüstü halinde karara gerek bulunmamaktadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Hakim kararı esas olmakla birlikte Cumhuriyet Savcısı veya kolluk amirince arama kararı verilebilmektedir. Olağan durumlarda ise mahkemece karar kurulabilmektedir. Bu üç halde de ele geçen delillerin hukuka uygunluğu ilk derece mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri veya Yargıtayca takdir edilmektedir. Aynı zamanda delil olan arama kararı uygulaması sonucu ele geçen suç eşyalarını yasak delil olarak kabul edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Şöyle ki, yasak delil CMK 148 inci madde de düzenlenmiş olup, sanığa kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir ve tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel ve ruhsal müdahale ile Kanuna aykırı vaat olarak sayılmıştır. Aynı maddenin 3 üncü fıkrasında yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez, 4 üncü fıkrasında müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz hususları yer almaktadır. Sonuç olarak hukuka aykırı delilden söz edilebilir ise de, bu delilin gerekçe bölümünde yasak delil olarak kabul edilmesinde çoğunluk görüşüne muhalifim.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla