Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2023/8870 E. , 2025/145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/800 E., 2022/1227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hü
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2023/8870 E. , 2025/145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/800 E., 2022/1227 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; hükmün bozularak hakkında beraat kararı verilmesine veyahut lehe hükümlerin uygulanması talebi ile re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ve Önleyici Büro Amirliği görevlilerince 24.02.2014 tarihinde saat: 19.30 sıralarında alınan istihbari bilgilerde; Bozdoğan ilçesi istikametinden, Nazilli ilçesine ... plakalı Doblo Marka araç ile yüklü miktarda kaçak sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine, kolluk görevlilerince, Nazilli ilçesi girişinde tertibat alınarak söz konusu aracın araştırılmaya başlanıldığı, sanık ...'in sevk ve idaresindeki, babası malen sorumlu ... adına kayıtlı ... plaka sayılı, 2009 model Fiat Doblo marka aracın, 24.02.2014 günü saat: 20.15 sıralarında Çakır ... Mevkiinden, Dereköyü Çayı güzergahını kullanarak Yeşilyurt mahallesine doğru seyir halinde olduğu tespit edilerek aracın durdurulmaya çalışıldığı, ancak durmayarak kaçtığı, bir süre devam eden kovalamacanın ardından aracın görevlilerce zorla durdurulduğu, Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verdiği yazılı arama emri ile araçta yapılan aramada, aracın arka koltuk ve bagaj kısmında 57.942,72 TL gümrüklenmiş değere sahip 900 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Bu olay nedeniyle, sanık ...'in suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, kaçak sigaralar ile nakil aracının müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık mahkemedeki savunmasında "...maddi sıkıntılarımı gidermek amaçlı bu işe kalkıştım, sigaraları taşımakta kullandığım araç babama aittir, babamın sigara yükleyeceğimden haberi yoktu, pişmanım" şeklinde beyanda bulunmuştur. Malen sorumlu mahkemede; "Araç resmiyette benim üzerime kayıtlıdır, ancak ben araç kullanmayı bilmediğimden oğlum kullanır, olay günü de sigara alacağını bilmiyordum, aracımın tarafıma iade edilmesini, müsadere talebinin reddine karar verilmesini talep ediyorum, oğlumdan herhangi bir şikayetim yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Yerel mahkeme tarafından 29.01.2015 tarihinde sanığın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verildiği, anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.04.2022 tarihli ilâmı ile; ''7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanık hakkında temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, dava konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracı ile taşınmasının zorunlu olması, malen sorumlu ...'in beyanında ehliyeti olmadığını, kendi adına kayıtlı olan aracı oğlu olan sanık ...'in kullandığını beyan etmesi karşısında; araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmadığının tespiti bakımından aracın suç tarihinde değerinin tespit edilerek sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine alınan 21.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı belirtilmiştir. A. ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden Dava konusu eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, eşyanın naklinde bizatihi dava konusu aracın kullanılmasının gerekli olmadığı, kaçak eşyanın, suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içerisinde saklanmış veya taşınmış olmadığı, eşyanın Türkiye’ye girmesi veya Türkiye’den çıkması yasak veya toplum veya çevre sağlığı açısından zararlı maddelerden olmadığı, buna göre 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki müsadere koşullarının somut olayda bulunmadığı anlaşılmakla; nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın nakil aracının iadesine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre, atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi suretiyle, sanığın yanıltılarak, sanığa usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 E., 2023/650 K. sayılı karar içeriği doğrultusunda; sanığa 22.09.2022 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine, sanığın mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 04.06.2014 olduğu, sanığa ait halen derdest olduğu anlaşılan Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/59 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.12.2014 olduğu, yine sanığa ait Dairemizin 2021/11072 Esas, 2024/10669 Karar sayılı ilâmı ile 03.12.2024 tarihinde kısmen bozulmasına karar verilen Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli ve 2014/402 Esas, 2015/1053 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 08.07.2014 olduğu anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.