KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/1319 E., 2025/3747 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/388 E., 2023/543 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile 6545 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 10. ve 23. fıkraları arasında lehe aleyhe kanun değerlendirmesinde; suça
konu gümrük kaçağı sigaraların gümrüklenmiş değerinin fahiş olması nedeniyle 6455 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin uygulanmasının sanık lehine sonuç doğurabileceği gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5,
10 ve 23. fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken sanık hakkındaki temel cezanın, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca belirlenmiş olmasına karşın, eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu gerekçesiyle, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Kabule göre ise; a.Mahkemenin 25.02.2014 tarihli kararının sanık müdafiin tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2015/27266 Esas, 2017/7601 Karar sayılı ilâmıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekçesiyle bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılamada zincirleme suç uygulamasının sanık lehine olacağı ve Mahkemece bozma öncesinde verilen cezanın kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
b.Sanık hakkında zincirleme suça esas alınan ve kesinleşen dosyasındaki kararın, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek;
hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
sanık hakkında zincirleme suça esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın zincirleme suça esas teşkil edip etmeyeceğinin ve mahsubuna karar verilecek cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi,
c.Suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu gerekçesiyle hükmolunan cezada artırım yapılırken uygulamaya esas Kanun maddesinin gösterilmemesi,
d.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin " 25.09.2013" yerine "05.09.2013" olarak gösterilmesi,
e.Sanığın tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürenin mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1319, K. 2025/3747, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama