İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/1321 Karar: 2025/13366 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/1321 K.2025/13366

7. Ceza Dairesi 2024/1321 E. , 2025/13366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/372 E., 2023/557 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/1321 E. , 2025/13366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/372 E., 2023/557 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/1321 E. , 2025/13366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/372 E., 2023/557 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... müdafiin ve sanık ... müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, II. Nakil Aracı Yönünden Dava konusu .... plaka sayılı nakil aracının müsaderesine ilişkin sanıkların ek savunmalarının alındığı anlaşılmakla, nakil aracında yakalanan 5.350 karton gümrük kaçağı sigaranın, miktar ve değeri, hacim itibarıyla aracın taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, aracın ve sigaraların değeri itibarıyla müsaderesinin hakkaniyete aykırı olmayacağı ve her ne kadar suçta kullanılan nakil aracının kayden maliki ... ise de, sanık ve malen sorumlunun beyanlarından aracın suç tarihinden önce sanık ... tarafından satın alınmış olmasına rağmen devrinin gerçekleştirilmediğinin anlaşılması karşısında, müsadere koşulları oluşan nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine ilişkin hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2025 tarihinde karar verildi. K I S M Î K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E Kaçakçılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanıklar müdafii ile katılan idare vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Dairemizin 2022/66 19... /7215 Karar nolu ilamları ile sonrasındaki birçok ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulaması olanaklı hale getirildiği ve 5607 sayılı Yasanın 5/2-b-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesi yapılmıştır. Son cümlenin eklenmesiyle soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı parayı Devlet Hazinesine yatırdığı takdirde ikinci fıkra kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanacağı hususunda şüpheliye ihtar zorunluluğu getirmiştir. İkinci fıkrasının son cümlesiyle de soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamışsa, kovuşturma evresinde Hâkim tarafından sanığa ihtarat yapılması gerektiği belirtilmiş olup, artık sanığın etkin pişmanlıktan yararlanması için, etkin pişmanlık genel teorisinden ayrılarak aktif davranışta bulunma zorunluluğu bu düzenlemeyle ortadan kalkmıştır. Yani sanık/sanıklara etkin pişmanlık konusunda Cumhuriyet savcısı ya da Hakim tarafından ihtarda bulunmaları kanunla zorunlu hale getirilmiştir. İhtaratın da kanun ve yerleşik içtihatlara uygun olması gerekir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesinin 15.02.2023 tarih ve 2018/36174 başvuru numaralı kararında da belirtildiği üzere istikrarlı olarak uygulanan içtihattan ayrılarak yeni bir yaklaşımın benimsenmesi hak ihlali oluşturacaktır. Yine Dairenin birçok kararında olduğu gibi, 15.01.2025 gün ve 2023/450 E sayılı kararıyla da ihtaratın 1/2 yerine 1/3 oranında yapılarak sanığın yanıltıldığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek suretiyle sanıklar arasında eşitsizliğe neden olunmaktadır. Yukarıda anlatılanlar karşısında, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanıkların Yargıtay 7. Ceza Dairesinin bozmasından sonra mahkemesince yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanıkların yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçeleriyle hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05.11.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla