Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/5068 E. , 2024/9490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/350 E., 2024/34 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet (bankacılık zimmeti) KARAR : Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve bankacılık zimmeti suçundan beraat, sanıkl
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/5068 E. , 2024/9490 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/350 E., 2024/34 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet (bankacılık zimmeti) KARAR : Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve bankacılık zimmeti suçundan beraat, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî ret, kısmî onama Sanık ...'e 25.01.2024 tarihinde tefhim edilen hükme karşı, sanık ... müdafiinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük yasal süresi içerisinde, Ulusal Yargı Ağı Projesi bilişim sitemi üzerinden 30.01.2024 tarihinde gönderdiği e-imzalı temyiz dilekçesi ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin süreden reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş olup; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...Ş vekilinin temyiz istemi; münhasıran sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin olup, sanıklar ... ve ...'e alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine, zararın eksik hesaplanması nedeniyle eksik adlî para cezasına hükmedildiğine, sanıkların eylemlerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ...'nın eyleme iştirak ettiğine ve nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında haksız biçimde takdiri indirim uygulanmaksızın hüküm kurulduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına, sonucun katılan bankanın kendi kusur ve ihmalinden kaynaklandığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, zarar miktarı ve taşınmazların gerçek değeri konusunda yeterince araştırma yapılmadan karar verildiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Dairemizin 31.05.2023 tarihli ve 2022/7379 Esas, 2023/5392 Karar sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere; kanuni soruşturma raporunda bankacı sanık ...'nın suç kastından söz edilmemesi, inşaat firması tarafından konutların alıcısı olan kredi hamillerine ve hatta bağımsız değerleme firması ekspertizlerine dahi krediye konu tamamlanmamış daireler yerine tamamlanmış daireler gösterilmeye çalışılması karşısında; bankacı sanığın mahalline gidilerek düzenlenen ekspertiz raporları sırasında kendisine tamamlanan daireler gösterilerek yanıltıldığı yönündeki savunmasına itibar edilmesi gerektiği, kaldı ki banka personelinin ilgili yönetmeliğe göre ekspertiz konusunda yetkisinin de bulunmadığı gibi, bu konuda ehil olduğunun da düşünülemeyeceği, olayın geç de olsa sanık ... tarafından bildirilmesi ile soruşturmanın başlaması, bankacı sanık ile inşaat firması sahipleri ya da firma arasında dosyaya yansıyan banka görevlisi-banka müşterisi boyutunu aşan bir ilişkiye, çıkar-menfaat birlikteliğine dair herhangi bir tespit bulunmaması, olayın öğrenilmesi sonrası ...'nun ikinci kredi talebi üzerine bağımsız değerleme kuruluşundan rapor istenerek kredi talebinin reddedilmesi, gerçek durumun anlaşılması üzerine bankacı sanığın davranış biçimi hep birlikte değerlendirildiğinde, bankacı sanığın usulsüz kredi bedellerini kendisinin ya da sanıklar ... ve ... veyahut başka şahısların zimmetine geçirme bilinç ve iradesinden, zimmet kastından söz edilemeyeceği, aksine bankacı sanığın da ... ve ...'in hileli işlemlerine maruz kaldığı, sanık ...'nın üzerine atılı bankacılık zimmeti ve nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla, bu suçlardan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ...Ş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Dairemizin 31.05.2023 tarihli ve 2022/7379 Esas, 2023/5392 Karar sayılı bozma ilâmında belirtildiği üzere; sanıklar ... ve ... tarafından yapılan inşaat projesi kapsamında katılan banka tarafından konut alıcılarına tahsis olunan 13 ayrı konut kredisinde, sanıkların ekspertiz işlemi sırasında 3 konut kredisinde banka görevlilerine tamamlanmamış daireler yerine tamamlanmış daireleri gösterdikleri, geri kalan kredilerde ise dairelerin gösterilen tamamlanmış daireler gibi olduklarından bahisle banka görevlilerini ekspertize gerek olmadığı konusunda ikna ettikleri, böylece 13 konut kredisinin usulsüz şekilde tahsisini sağlayarak bankayı zarara uğratmak suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık ve (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit olduğundan, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanıkların 07.02.2008 - 30.07.2008 arası dönemde tahsis olunan 13 ayrı konut kredisi işleminde dolandırıcılıktan sorumlu tutuldukları halde, haklarında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Katılan banka lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle hükme yönelik olarak katılan ... vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.