Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2964 E. , 2025/13683 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4741 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulma
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2964 E. , 2025/13683 K. "İçtihat Metni" HÂKİMLİĞİ : Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4741 Değişik iş KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 3/3. maddesine muhalefet etmekten kabahatli ... hakkında 15.929,98 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2022 tarihli ve 2021/760 idarî yaptırım defter, 2022/291 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.04.2023 tarihli ve 2023/197 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/4741 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35622 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35622 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, her ne kadar kabahatli hakkında 21/01/2020 tarihli ve ... 0 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata ait 44.000,00 euro tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 15.929,98 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de; İlgili mevzuat incelendiğinde; 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki, Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04/09/2018 tarihli ve ... nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir ..." ve Anılan Tebliğ'in "Mücbir sebep halleri" başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller; a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü, b) Grev, lokavt ve avarya hali, c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi, ç) Tabii afet, harp ve abluka hali, d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi, e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması, Mücbir sebep hallerinin tevsiki; (a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır. (2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde ihracat gerçekleştiren şirketlere yükümlülükler verildiği, bu kapsamda ihracat işlemlerinde ihracatçıların ihracat bedellerini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirmesi ve bunu takip eden kurum nezdinde ihracat hesabının kapatılmasının sağlamasının gerektiği, İhracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi eyleminin 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde, anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan yükümlülük ihlalinin ise anılan Kanun'un 3/1. maddesinde idari yaptırım altına alındığı, Somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ve .... Bankası A.Ş. .... Şubesi tarafından düzenlenen müşteri hesap ekstresine ve banka dekontuna göre, ihracat yapılan International .... isimli şirket tarafından 43.940,00 euro tutarlı bedelin 18/10/2019 tarihinde kabahatli adına gönderilmek suretiyle yurda getirildiği, her ne kadar toplam ihracat bedelinin 60,00 euroluk kısmı yurda getirilmemiş ise de anılan bedelin terkin sınırı altında kaldığı, bununla birlikte .... Vergi Dairesi Başkanlığı .... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından 17/03/2021 tarihli ve 96791 sayılı yazı ile kabahatliye ihracata ait mal bedellerini yurda getirip getirilmediğinin belgelenmesi, bedeller yurda getirildi ise İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB)/ Döviz Alım Belgelerinin (DAB) asıllarının veya bir örneğinin hesabın kapatılmasını teminen gönderilmesi hususunda 90 gün süreli ihbarname gönderilmesine rağmen, kabahatli tarafından ihracat hesabının kapatıldığına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, Bu haliyle, kabahatli tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç (02/11/2019) tarihinden itibaren 180 günlük süre içinde yurda getirilmesi yeterli olduğu halde, söz konusu bedelin fiili ihraç tarihinden evvel 18/10/2019 tarihinde yurda getirildiği, ancak İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan Tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İdari yaptırıma konu gümrük beyanname tarihinin 02.11.2019 olmasına karşın, kanun yararına bozma isteminde 21.01.2020 olarak gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ' in (İhracat Bedelleri Hakkında) (Tebliğ No: 2018-32/48) 3/1. maddesinde yer alan '' (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı davranışın, 1567 sayılı Kanunun 3/3-1. cümlesinde yer alan kabahat fiilini oluşturacağı ve bu düzenleme uyarınca idari yaptırım miktarının belirleneceği, ihracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içerisinde yurda getirilmemesine karşın, idari para cezasının kesinleşmesinden önce yurda getirilmesi durumunda ise aynı Kanun'un 3/3-2 ve 3. cümlelerinde yer alan hükümler dikkate alınarak 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanması, belirtilen tespitlerin yapılması esnasında kabahat tarihindeki terkin miktarlarının da dikkate alınması gerektiği sabit olup; muteriz tarafından dosyaya sunulan hesap ekstresi ve dekont bakımından gerekli incelemeler yapılarak, 180 günlük süre dolmadan önce yurda getirildiği belirtilen 43.940,00 Euro'nun, idari yaptırıma konu ihracat işlemine konu ihracat bedeli olup olmadığı belirlendikten sonra muterizin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekip gerekmeyeceği hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.