İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/518 Karar: 2024/9530 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/518 K.2024/9530

7. Ceza Dairesi 2024/518 E. , 2024/9530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/725 E., 2022/1077 K. SUÇLAR : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlardan;

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/518 E. , 2024/9530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/725 E., 2022/1077 K. SUÇLAR : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlardan;

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/518 E. , 2024/9530 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/725 E., 2022/1077 K. SUÇLAR : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret, ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlardan; sanık hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu yönünden kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararın temyizi kabil olmadığı, sanık hakkında 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafiin, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin, tayin olunan cezanın süresi itibarıyla yasal olanak bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz isteği; Mahkemece hükme esas alınan ve alınmayan delillerin gösterilerek tartışılmadığına, sanığın örgüt yöneticisi olduğu ve bahis organizasyonunu yönettiği kabulüyle mahkûmiyet hükmü kurulduğu halde bahis sitelerinin sahibi ve yöneticisinin kim olduğuna dair bir araştırma yapılmadan, yine hükme esas alınan Skype görüşmelerinin hangi örgüt üyeleri arasında gerçekleştirildiği araştırılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğuna, alt sınırdan uzaklaşılıp lehe hükümler de uygulanmadığı halde gerekçe gösterilmediği, sanığın diğer sanıklarla bir görüşmesi, para transferi, tanışması gibi üzerine atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna yönelik olarak verilen temyiz isteminin esastan reddine dair kararın hatalı olduğuna, temyiz istemlerinin kabulü gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İstinaf İsteminin Esastan Reddine İlişkin Karara Karşı Temyiz İsteminin Esastan Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları,”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Sanık Hakkında 7258 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İstinaf İsteminin Esastan Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Dosya kapsamına göre, ihbarlar üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle, iki ayrı yerde yapılan aramalarda bu adreslerin 7258 sayılı Kanun'a aykırı olarak bahis oynatılmasına yönelik organizasyon kapsamında, bahis sitelerinin idare edilmesi, para trafiğinin yönetilmesi ve kullanıcılara destek sağlanması amacıyla çağrı merkezi gibi faaliyet gösterdikleri belirlenerek bilgisayarlar, cep telefonları, hafıza kartları gibi birçok dijital materyal ile çok sayıda başkaları adına düzenlenmiş banka kartları ele geçirilmiş, soruşturma aşamasında dijital materyaller üzerinde usulüne uygun olarak yaptırılan inceleme neticesinde, sanığın da aralarında bulunduğu bir grup tarafından bahis oynatılması için, bir organizasyon kapsamında onlarca bahis sitesinin işletiminin yapıldığı, paraların başkalarına ait banka kartları aracılığı ile toplandığı, kazananlara ödemelerin yapıldığı, organizasyonda çalışanlara ve hesabı kullanılan kişilere para dağıtıldığı belirlenmiş, yine dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede elde edilen ve elemanlar arasındaki görüşmeleri içeren Skype yazılımı kayıtlarında, sanık ile hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen kardeşi ... 'un önemli para transferlerinde onay verdikleri, elemanların işin yürütümü sırasında yaşadıkları sorunlarda sanıkların müdahil olarak çözüm sağlamalarının beklendiği, önemli kararları onların aldıkları yönünde tespitler yapılmış ve yürütülen soruşturma neticesinde aralarında sanığın da bulunduğu altmış bir kişi hakkında 7258 sayılı Kanun'a muhalefet, yine bu kişilerden sanığın da aralarında bulunduğu bir kısmı hakkında ayrıca suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış, kovuşturma sırasında, önce, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçu yönünden dosya tefrik edilmiş, nihayet kovuşturma sonunda da sanığın yakalanamaması nedeniyle sanık hakkındaki dosya tefrik edilmiştir. Asıl dosyada verilen mahkûmiyet ve beraat hükümleri kesinleşmiştir. Sanık aşamalardaki savunmalarında; ...'ın dayısı, ... Savun'un kardeşi olduğunu, ...ve ....'i tanıdığını, kardeşi ... ve dayısı ...'ın bahis işi yaptıklarını, ancak kendisinin bu işle ilgisinin olmadığını, .... görüşmelerinde neden isminin geçtiğini bilmediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, dosyaya kazandırılan asıl dosya evrakları, tutanaklar, sanığın savunması ile asıl dosyadaki sanıkların beyanları, yaptırılan incelemeler sonucunda düzenlenen raporlar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre her iki suçun sübuta erdiği kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafıin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesinin suçların sübutuna ilişkin kabulü yerinde görülmüş olup her iki suç yönünden de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafii her iki suç yönünden temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık hakkındaki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair karar kesin olduğundan, bu suç yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş olup, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A. Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik İstinaf İsteminin Esastan Reddine İlişkin Karara Karşı Temyiz İsteminin Esastan Reddine Dair Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenle sanık müdafiin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. 7258 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan MahkÛmiyet Hükmüne Yönelik İstinaf İsteminin Esastan Reddine İlişkin Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 04.11.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla