İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/6755 Karar: 2025/4821 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/6755 K.2025/4821

7. Ceza Dairesi 2024/6755 E. , 2025/4821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/58 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla t

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/6755 E. , 2025/4821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/58 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla t

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/6755 E. , 2025/4821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/58 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın sevk ve idaresindeki araçta ele geçen kaçak ve bandrolsüz sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanığın bozma ilamı öncesinde alınan savunmasında suçunu ikrar etmesi, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2019/32774 Esas, 2020/19883 Karar sayılı bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık hakkında; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 26.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.02.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) kayıtlarında yapılan incelemede; Sanık hakkında Kahramanmaraş 1. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı tür suçtan açılan ve temyiz edilmeden kesinleşen mahkemenin 2013/762 Esas, 2014/361 Karar sayılı dosyasında, suç tarihinin 06.10.2013, iddianame tarihinin 25.10.2013 olduğu anlaşılmakla; Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyaların getirtilip incelenerek aslı ya da ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinde ''... Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendilerine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğinin bildirilmesi gerekirken, Talimat Mahkemesince yapılan ihtaratta indirim oranının 1/3 olarak belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltılması, 3.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdiden hüküm kurulduğu belirtildiği halde alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle hükümde çelişki oluşturulması, 4.Sanık hakkında kurulan hükümde değer hafifliği nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin "3/22" yerine "22/ek" şeklinde gösterilmesi, 5.Kasıtlı suçtan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 6.Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmesi, 7.Bozma ilamı öncesi verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, 8. Gümrük İdaresinin katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında ''Katılan'' yerine "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla