İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/3667 Karar: 2025/13495 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3667 K.2025/13495

7. Ceza Dairesi 2025/3667 E. , 2025/13495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/155 E., 2025/1108 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince basit zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, birl

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/3667 E. , 2025/13495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/155 E., 2025/1108 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince basit zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, birl

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/3667 E. , 2025/13495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/155 E., 2025/1108 K. SUÇ : 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince basit zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, birleşen dava dosyasında karar verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İstemlerinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan .... vekili, sanık ... müdafi ile temyiz dışı sanık ... müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.10.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.04.2025 tarihli ve 2025/155 Esas, 2025/1108 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, sanık ... hakkında 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun (4389 sayılı Kanun) 22/3 ikinci cümlesi uyarınca nitelikli zimmet suçu kapsamında neticeten 12... ay hapis cezası ve 87.608,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ödenmeyen 28.034,93 TL zararın sanık tarafından bankaya ödenmesine, birleşen 2013/40 Esas sayılı dava dosyası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan .... Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca takdiren indirim yapılmış ise de, makul ve makbul bir gerekçe gösterilmeksizin takdiri indirim uygulanması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Mütalaa sonrasında süre istenmesine rağmen kısa bir süre verilip sonraki celse hüküm kurulmasına, yazılı olarak dilekçede belirtilen hususların gerekçede değerlendirilmemesine, 20 yıllık süreçte birçok safahat geçiren dosyanın tüm aşamalarının yeterli şekilde değerlendirilmemesine, değerlendirilmiş olsa daha lehe bir sonuç çıkacağı kanaatine, kendi hesap hareketlerinde, harcamalarında olağan dışı artış olmadığı halde kendine fayda sağlamayan bir eylemde sanığın zimmet suçunu işlemiş olamayacağına, banka tarafından olay tarihlerinden kovuşturma aşamasında verilen süreye kadar bir başvurunun olmadığı dolayısıyla yazılı başvuru şartının sağlanmadığına, raporlara göre iğfal kabiliyeti olmadığı belirtildiği halde nitelikli zimmetten hüküm kurulmasına, hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen ; Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen ve banka zararının üç katı olarak belirlenen adli para cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi uyarınca artırılamayacağının gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümde açıklanan nedenlerle katılan .... vekili ile sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, 1.Hükmün sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendinde yer alan "105.130,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "84.104,00 TL" ibaresinin eklenmesi, 2. Hükmün sanık ... hakkında takdiri indirim uygulanmasına ilişkin bendinde yer alan "87.608,00 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere "70.086,00 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1.915,06 TL nispi onama harcının sanık ...'den tahsiline, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla