Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/4504 E. , 2025/13425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/353 E., 2024/636 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR :
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/4504 E. , 2025/13425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/353 E., 2024/636 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.04.2025 tarihli ve 2024/8045 Esas, 2025/4861 Karar sayılı kararı İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.04.2025 tarihli ve 2024/8045 Esas, 2025/4861 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2025 tarihli ve 2024/116486 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesi uyarınca sanık ... aleyhine yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Yerel Mahkemenin 30.06.2025 tarih, E.96199493-2020/353 sayılı yazısında; “Mahkememizin 2020/353 esas ve 2024/636 karar sayılı dosyası temyiz incelemesi için gönderilmiş ve Dairenizin 2024/8045 esasını almış olup, sanık ... hakkındaki mahkememizin 2022/209 esas ve 2022/206 karar sayılı dosyasının (suç tarihi 25/05/2013), mahkememizin 2021/612 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, mahkememizin 2021/612 esas sayılı dosyasından sanık ...'in 25/05/2013 tarihli ve 25/07/2013 tarihli eylemlerinin tefrik edilerek mahkememizin 2023/1195 esasına kaydedildiği, mahkememizin 2023/1195 esas sayılı dosyasının ise yine mahkememizin 2020/353 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, ancak sanık ...'e ilişkin 2023/1195 esas ve 2023/1087 karar sayılı dosyanın sehven ne fiziken ne de UYAP sisteminden 2020/353 esas sayılı dosyaya eklenmemesi nedeniyle mahkememizin 2020/353 esas sayılı dosyasında sanık yönünden eksik hüküm kurulduğu tespit edilmiş olup, buna ilişkin birleştirme kararları ve iddianameler yazımız ekinde gönderilmiştir.” bildirilmiş olmakla, yazı ekindeki iddianame örnekleri ve birleştirme kararlarının incelenmesi sonucunda; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.03.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.09.2013 olduğu, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2023 tarih, 2023/1195 Esas- 2023/1087 Karar sayılı kararı ile temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verilen dosyada (2022/209 Esas-2022/206 Karar sayılı) suç tarihinin 25.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.08.2013 olduğu, (Birleşen 2021/612 Esas sayılı) suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 30.07.2013 olduğu, Zincirleme suçlar bakımından, T.C.K’nun 66/6. maddesi uyarınca temadinin bittiği son suçun işlendiği tarih dikkate alınmak sureti ile zamanaşımı sürelerinin hesaplanması gerektiğinden ilk suç olarak kabul edilen 23.03.2013 tarihli eylem bakımından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, Birleşen bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme şekilde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından birleştirilen Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2023 tarih, 2023/1195 Esas- 2023/1087 Karar sayılı dosyaların dosya arasına alınarak incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur." şeklindedir. II. GEREKÇE Temyize konu Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ve 2020/353 Esas, 2024/636 Karar sayılı dosyasının yapılan incelemesi sonucu, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında Dairemizin 07.04.2025 tarihli ve 2024/8045 Esas, 2025/4861 Karar sayılı kararı ile "hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE," dair karar verildikten sonra, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2025 tarih, E.96199493-2020/353 sayılı yazısında; “Mahkememizin 2020/353 esas ve 2024/636 karar sayılı dosyası temyiz incelemesi için gönderilmiş ve Dairenizin 2024/8045 esasını almış olup, sanık ... hakkındaki mahkememizin 2022/209 esas ve 2022/206 karar sayılı dosyasının (suç tarihi 25/05/2013), mahkememizin 2021/612 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, mahkememizin 2021/612 esas sayılı dosyasından sanık ...'in 25/05/2013 tarihli ve 25/07/2013 tarihli eylemlerinin tefrik edilerek mahkememizin 2023/1195 esasına kaydedildiği, mahkememizin 2023/1195 esas sayılı dosyasının ise yine mahkememizin 2020/353 esas sayılı dosyası ile birleştirildiği, ancak sanık ...'e ilişkin 2023/1195 esas ve 2023/1087 karar sayılı dosyanın sehven ne fiziken ne de UYAP sisteminden 2020/353 esas sayılı dosyaya eklenmemesi nedeniyle mahkememizin 2020/353 esas sayılı dosyasında sanık yönünden eksik hüküm kurulduğu tespit edilmiş olup, buna ilişkin birleştirme kararları ve iddianameler yazımız ekinde gönderilmiştir.” şeklinde birleştirilen dosya yönünden hüküm kurulmadığının ve birleşen dosyanın işbu dosya arasına alınmadığının belirtildiği görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 07.04.2025 tarihli ve 2024/8045 Esas, 2025/4861 Karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA, İncelemeye konu dosya ile birleştirilen; Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29.12.2023 tarihli ve 2023/1195 Esas, 2023/1087 Karar sayılı dosyasının işbu dosya arasına alınarak ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy çokluğuyla 04.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11.06.2024 tarihli kararının, sanığın temyizi üzerine Dairemizin 07.04.2025 tarih ve 2025/4861 K sayılı ilamıyla zamanaşımından düşürülmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2025 tarihli itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek Daire kararının kaldırılmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Ceza Genel Kurulunun 20/03/2012 gün, 2012/108 karar; 28/02/2012 gün, 2012/58 karar nolu ilamlarında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na hakim olan ilke gerçek içtima olduğundan, bunun sonucu olarak, “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” söz konusu olacaktır. Nitekim bu husus Adalet Komisyonu raporunda da; “Ceza hukukunun temel kurallarından birisi, ‘kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza vardır’ şeklinde ifade edilmektedir. Bunun istisnaları, suçların içtimaı bölümünde belirlenmiştir. Bu istisnalar dışında, işlenen her bir suçla ilgili olarak ayrı ayrı cezaya hükmedilecektir. Böylece verilen her bir ceza, bağımsızlığını koruyacaktır” şeklinde ifade edilmiştir. Bu kuralın istisnalarına ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “suçların içtimaı” bölümünde, 42 (bileşik suç), 43 (zincirleme suç) ve 44 üncü (fikri içtima) maddelerinde yer verilmiştir. Ceza hukukunda yasadaki suç tanımına uygun olarak gerçekleşen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluşturur ve fail kaç netice meydana getirmiş ise o kadar suç işlemiş sayılarak her birinden dolayı ayrı ve bağımsız cezalandırılır. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiş olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla neticenin meydana gelmesine karşın faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri de zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken, yasanın öngördüğü miktarda bir artırım da yapılması söz konusudur. Zincirleme suç, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 80 inci maddesinde “Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün birkaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır. Fakat bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır.” şeklindedir. Bu maddenin karşılığı olarak koyulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesinde; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” biçiminde düzenlenmiştir. Buna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için; a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gerekmektedir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hallerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. Dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında esas alınan suçlardan herhangi birisi hakkında, yargılama aşamasında şikâyetten vazgeçme veya zamanaşımı gerçekleşmesi gibi kovuşturma yapılmasına engel bir nedenin ortaya çıkması halinde, bu suçun zincirleme suç uygulaması kapsamı dışına çıkarılarak açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Sanığın, dosyamızda yargılamaya konu 23.03.2013 tarihinde işlediği kaçakçılık suçunun, bu dosyada birleştirilmesine karar verilmediği gibi temyiz inceleme tarihinde dosya arasında bulunmayan Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/1195 Esas sayılı dosyasının 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmiş ise de; yukarıda anlatılan nedenlerle TCK.nun 43. maddesi kapsamındaki eylemin zamanaşımını kesmeyecek olması karşısında, incelemeye konu 23.03.2013 suç tarihli eylem yönünden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği suçun işlendiği 23.03.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle CMK.nun 223/8. madde ve fıkrası uyarınca düşürülmesi doğru olduğundan dosyanın itirazın incelenmesi açısından Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.04.11.2025