Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/2975 E. , 2024/10462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1858 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararı
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/2975 E. , 2024/10462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1858 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2015/418 Esas, 2018/146 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadere hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile 12.07.2018 tarihinde kesinleştiği, katılan vekilinin talebi üzerine Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli ek kararı ile katılan vekilinin müsadere ve nispi vekâlet ücretine yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği, ek karara yönelik katılan vekili tarafından yapılan itirazın merci Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/1858 Değişik İş sayılı kararı kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına ve suça konu yerde bulunan evin ve duvarın müsaderesine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 18.03.2024 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34742 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34742 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Dosya içerisinde mevcut 22/12/2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu binanın bahçesinde bulunan 6 adet yenidünya, 1 adet portakal, 2 adet incir, 3 adet limon, 2 adet nar ve 3 adet zeytin ağacının müsaderesi hakkında Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli kararı ile bir hüküm verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256 ve 257. maddeleri uyarınca mahallinde değerlendirme yapılarak belirtilen hususta karar verilmesinin mümkün olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256/1. maddesinde "(1) Müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet savcısı veya katılan, davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.", 257. maddesinde "(1) 256 ncı maddeye göre verilmesi gereken kararlar, duruşmalı olarak verilir. (2) Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler. (3) Çağrıya uymamaları, işlemin ertelenmesine neden olmaz ve hükmün verilmesini ertelemez." ve 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde yer alan "(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmeyen hallerde, müsadereyle ilgili duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği ancak katılan kurum vekili tarafından verilen 03/10/2019 tarihli dilekçesi ile müsadere talep edilen evin ve çevresindeki duvara ilişkin Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2018 tarihli ve 2015/418 esas, 2018/146 sayılı kararı ile değerlendirme yapılarak, müsadere talep edilen yerlere dair daha önce Silifke Sulh Ceza Mahkemesinin 1994/39 esas, 1994/708 sayılı kararı ile hüküm verilerek kesinleştiğinden müsadere konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu haliyle müsadere talebinin reddine ilişkin Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/10/2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulü ile müsadere kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya içerisinde mevcut 22.12.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu binanın bahçesinde bulunan 6 adet yenidünya, 1 adet portakal, 2 adet incir, 3 adet limon, 2 adet nar ve 3 adet zeytin ağacının müsaderesi hakkında Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli kararı ile bir hüküm verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 256 ve 257 nci maddeleri uyarınca mahallinde değerlendirme yapılarak belirtilen hususta karar verilmesinin mümkün olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Silifke Sulh Ceza Mahkemesinin 31.05.1995 tarihinde kesinleşen 1994/39 Esas, 1994/708 Karar sayılı kararı ile müsaderesine karar verilen evin sanık tarafından kullanıldığı ve bahçesine meyve ağaçları dikildiğinin tespiti üzerine sanık hakkında yapılan yargılamada Silifke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2015/418 Esas, 2018/146 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadere hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, katılan vekilinin müsadere talebi üzerine Mahkemenin 11.10.2019 tarihli ek kararı ile müsadere ve vekâlet ücretine ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 70 nci maddesinde yer alan "Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez." düzenlenmesi gereğince merci Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2019 tarihli ve 2019/1858 Değişik İş sayılı kararı sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, talebin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.