İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/4223 Karar: 2025/7327 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/4223 K.2025/7327

7. Ceza Dairesi 2024/4223 E. , 2025/7327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/714 E., 2024/165 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu' na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/4223 E. , 2025/7327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/714 E., 2024/165 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu' na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/4223 E. , 2025/7327 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/714 E., 2024/165 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine ve Maliye Bakanlığı SUÇ : 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu' na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli kararı ile 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na (3628 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davada sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf Kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkındaki beraat kararının kaldırılmasına ve 3628 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 375,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 14. madesi uyarınca haksız edinildiği tespit edilen 2.048.204,00 TL' nin sanıktan tahsili ile Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Hüküm kurulurken sadece sanığın maaşının dikkate alındığına, kendisi ve eşinin ticari faaliyetlerinin yok sayıldığına, sanığın eşinin şirketindeki hisse oranının yanlış değerlendirildiğine, 14.08.2014 tarihi itibarı ile şirketin tüm hisselerinin sanığın eşinde toplandığına, kararda bu hususun dahi yanlış yazıldığına, çek ödemelerinin de eksik anlatıldığına, sanığın 11 adet taşınmaz alım satımı yapması için 11 adet taşınmaz parasına sahip olmasının gerekmediğine, belediye emlak değerleri ile rayiç değerlerin çok farklı olduğunun tüm toplumca bilindiğine, Mahkeme gerekçesinde belirtilen 79.000,00 TL' lik kârın emlak değerlerine göre ortaya çıkan kâr olduğuna, rayiç değere göre ortaya çıkan kârın ise çok daha fazla olduğuna, sanığın eşi ile eşinin şirketi tarafından yapılan emlak alım satımlarından elde edilen kazancın dikkate alınmadığına, sadece sanığın ... hesabına gelen paraların dikkate alındığına, ancak bunun dışında sanığın, eşinin ve eşinin şirketinin ... Katılım Bankası, ... Bankası, ..., ... Bankası, ... gibi başkaca bankalara da yatan paralar olduğuna ve toplam miktarın takribi 12.700.000,00 TL olduğuna, bunlara dair belgelerin 28.04.2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunulduğuna, 2014 yılına ilişkin yapılan değerlendirmede POS gelirlerinin dikkate alınmadığına, 2019 yılı bildiriminin müfettiş zorlaması ile 2019 yılı rayiç değerlerinin üzerinden verildiğine, 5 yıl önce kullanılan kredilerin 2019 yılı itibarı ile güncelleştirilerek dikkate alınması gerektiğine, mal edinme tarihindeki değerlerin esas alınması gerektiğine, bankadan alınan borcun kabul edilmesine karşın, yakın akrabadan alınan borçların dikkate alınmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın eşinin babası tarafından bağışlanan taşınmazın satışı ile elde edilen gelir ve tanıkların duruşmalarda beyan ettikleri banka kayıtları ile de sabit olan 347.402 Euro' nun ticarette kullanıldığına, bu paraların sanığın aktifinde olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, yakın akrabalar arasındaki hukuki ilişkilerin HMK' ya göre de tanık ile ispat edilebildiğine, malların haksız olarak edinilmediğinin ispat edildiğine, tüm hesaplardaki paraların 2019 yılı güncel değeri baz alınarak bilirkişi raporu temini cihetine gidilmesi gerektiğine, bilirkişiler tarafından sadece ticari defterler, tapu kaytıları, maaş ve Halkbank verilerinin dikkate alınmasının hatalı olduğuna, sanığın meslek olarak Kanun'a aykırı mal edinmesinin de mümkün olmadığına, görevi, camide namaz kıldırmak olan birinin haksız mal edinmek ile bağlantısının olamayacağına, sanık ve eşinin ticaret ile uğraşarak mal edindiklerine, daha çok eşine yardımcı olduğuna, Savcılık tarafından üç adet taşınmazın haksız edinildiğinin belirtildiğine, Mahkemece ise tamamının haksız edinildiği belirtilerek hüküm kurulmasının çelişki oluşturduğuna, Mahkemenin iddianame ile bağlı olduğuna, ispat yükünün Mahkemede olduğuna ve hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bilirkişi raporu ile bu hususu ispat etmesi gerektiğine, müsadere bedellerinin de haksız mal edinme tarihindeki değerlerine göre belirlenmesi gerektiğine, belirtilen nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uşak İlinde bulunan Belediye Camiinde müezzin-kayyımı olarak görev yapan sanık hakkında, mevcut geliriyle; Uşak İli ... Mahallesinde bulunan 620 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ve ... Mahallesinde bulunan 1469 ada 188 parsel sayılı taşınmaz ile İzmir İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 10287 parsel sayılı taşınmazı satın almasının mümkün olmadığı ve bu taşınmazların haksız olarak edinilmiş olduğu iddiası uyarınca kamu davası açıldığının anlaşılmasına ve anılan taşınmazların 23.02.2016, 03.06.2016 ve 05.06.2018 tarihlerinde sanık, sanığın eşi ve eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirket adına tescil edildiğinin görülmesi karşısında, sanığın iddianameye konu malları haksız olarak edinip edinmediği hususunda kendisinin, eşinin, velayeti altındaki çocuklarının sahip oldukları taşınır ve taşınmaz malları edinmek maksadıyla yaptığı harcama miktarı ile kendisinin ve eşinin elde ettiği gelirlerinden yaptığı tasarruf miktarının mukayese edilmesi suretiyle belirlenmesi ve taşınmazların edinim tarihlerindeki gerçek değerlerinin de bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerekmekte olup; mukayese yapılırken sanığın, gelirleri toplamına; kendisinin ve eşinin ücret gelirlerinin, bağış yapıldığı ya da borç olarak alındığı ispatlanan para veya menkul ya da gayrimenkullerin, memuriyete başlamadan önce edindikleri ve iddianame konusu taşınmazları edinmeden önce sattıkları taşınır ve taşınmaz malların satış bedelinin tamamı ile aynı dönemde gerçekleşen taşınır ve taşınmaz mal alım-satımından kaynaklanan arizi kazançlar toplamının; harcama miktarına ise taşınır ve taşınmaz mal edinmek maksadıyla yaptıkları giderler ile kendi, eşi ve reşit olmayan çocukları adına yaptıkları her türlü harcamalarının da dahil edilmesi sonucunda her bir taşınmazın edinildiği tarihte haksız mal edinme suçunun konusunu oluşturup oluşturmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin anlaşılasına karşın, bu yönde bir değerlendirme yapılamadan salt 2014 yılında ve 20.12.2019 tarihi itibarı ile mal varlığındaki artış kaynağının dosya muhteviyatı ile açıklanamadığına yönelik tespitlerin yer verildiği 09.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması, Kabule göre ise; 1.Haksız mal edinme, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 4. maddesinde; "Kanuna veya genel ahlaka uygun olarak sağlandığı ispat edilmeyen mallar veya ilgilinin sosyal yaşantısı bakımından geliriyle uygun olduğu kabul edilemeyecek harcamalar şeklinde ortaya çıkan artışlar, bu Kanunun uygulanmasında haksız mal edinme sayılır." şeklinde tanımlandığı anlaşılmakla; suç tarihinin iddianameye konu haksız edinildiği iddia edilen 3 adet taşınmazın edinim tarihleri olacağı da gözetilerek bir bankacı, bir yeminli mali müşavir veya hesap uzmanı, ayrıca sanığın aile fertleriyle birlikte yaşam tarzına, mesleki durumuna ve sosyal seviyesine göre (yiyecek, giyecek, kira, eğitim, telefon faturaları, kredi kartı gibi) temel harcamaları ile yasal gelirlerinin denkliği ile tasarruf edebileceği miktar yönünden karşılaştırma yapabilecek, sanıkla aynı veya benzer mesleki ve gelir durumuna sahip bir uzmandan oluşacak bilirkişi heyetinden rapor aldırılması ve 3628 sayılı Kanun kapsamında haksız mal edinilip edinilmediği hususunun tespit edilmesine yönelik tasarruf miktarı toplamı ile harcama miktarı toplamının mukayese edilmesi işleminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için; gelir miktarı, gelirin elde edildiği yıl; harcama miktarı ise harcamanın yapıldığı yıl ile mukayese işleminin yapıldığı yıl arasındaki dönem için geçerli Yeniden Değerleme Oranı (YDO) ile çarpılarak gelir ve harcama miktarı, mukayese işleminin yapıldığı yıl fiyatlarına dönüştürülmesine de dikkat edilerek, sanığın iddianame konu 3 adet taşınmazı edindiği tarihlere göre, bunların yasal kaynağının bulunup bulunmadığı ve kendisi ve ailesinin geliriyle uyumlu olup olmadığı hususlarının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ve denetlenebilecek açıklıkla belirlenmesi gerekmekte olup, alınacak rapora göre, sanığın edindiği malvarlığının haksız mal edinme niteliğinde olup olmadığı ile göreviyle bağdaşmasa dahi, gelir getiren faaliyetleri nedeniyle elde etmesi söz konusu olabilecek kazançların malvarlığı ve borçlarıyla orantılı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturmayla karar verilmesi, 2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin ''23.02.2016, 03.06.2016, 05.06.2018'' yerine ''03.04.2019'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE 3628 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık ... hakkında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanık müdafiinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; İlk derece mahkemesi olan Uşak 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2023 tarih ve 2023/103 karar nolu kararının, Cumhuriyet savcısı dışında, 27.01.2023 tarihinde sanık müdafii tarafından da süre tutum dilekçesiyle istinaf edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesinin ise 30.01.2024 tarihli kararda da açıkça yazıldığı üzere sadece Cumhuriyet savcısının istinaf talebine hasredildiği, dolayısıyla sanık müdafiinin istinaf talebine ilişkin bir inceleme yapılmadığından, bu eksiklik giderilerek istinaf incelemesi yapması için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine tevdii yerine, temyiz incelemesi yapılarak yazılı gerekçelerle kararın bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20.05.2025

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla