İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2025/4586 Karar: 2025/11431 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/4586 K.2025/11431

7. Ceza Dairesi 2025/4586 E. , 2025/11431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E., 2015/176 K. SUÇLAR : Mühür bozma, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksi

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2025/4586 E. , 2025/11431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E., 2015/176 K. SUÇLAR : Mühür bozma, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksi

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2025/4586 E. , 2025/11431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/99 E., 2015/176 K. SUÇLAR : Mühür bozma, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî onama Sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231/12. fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve katılan ... vekilinin temyiz isteminin münhâsıran sanıklar ... ve ... hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu, bu suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği karar tarihi itibarıyla itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ve itiraz isteminin itiraz mercii olan Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2015 tarihli ve 2015/334 Değişik İş sayılı kararı ile incelendiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'ın temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan ... vekilinin temyiz isteminin münhâsıran sanıklar ... ve ... hakkında mühür bozma suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında mühür bozma suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin olarak doğrudan zarar görmeyen katılan ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Hilvan İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/12. maddesi ile 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/12, aynı Kanun'un 3/ 23... /2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanık ... tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda bulunan gizli tanktan ve 4 numaralı tanktan alınan numunelerde ... raporuna göre mineral yağ ve bitkisel yağ karışımı olan yakıtın satış pompalarını beslemesi için pompalandığı belirlenen 45.780 kg kaçak ürün ele geçirilen somut olayda sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/12. ve 4/8. maddeleri kapsamında bulunduğu değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanıklar ..., ... ve ... tarafından akaryakıt istasyonunun birlikte işletildiği kabul edildiği halde 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan hüküm tesisi, 4.Akaryakıt istasyonunda usulüne uygun yapılan arama ve kazı çalışması sonucu vaziyet planında yer almayan, gizli yer altı tankında toplam 25.840 kg akaryakıt ele geçirildiği olayda, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/14. maddesindeki ''Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır'' şeklindeki düzenleme gereği kaçak akaryakıt bulundurmak ve lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı tank bulundurma şeklinde ayrı eylemler olduğu değerlendirilmeden aynı Kanun'un 3/ 11... /14. maddeleri uyarınca yazılı şekilde ceza tayini, 5.Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezası, para cezasına çevrilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 50/1-a. maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Akaryakıt istasyonunda gizli yer altı tankı ve pompaları besleyen tankta mineral+bitkisel yağ karışımı kaçak ürün ile toplam 25.840 kg akaryakıt ele geçirilmiş; sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet ve mühür bozmadan çeşitli hükümler (beraat, mahkumiyet, HAGB) kurulmuş, bir sanık hüküm sonrası vefat etmiştir.

Hukuki İlke: HAGB kararı CMK 231/12 gereği itiraza tabi olup temyiz edilemez; mühür bozma beraatinde doğrudan zarar görmeyenin temyiz hakkı yoktur; ölen sanık yönünden TCK 64/1 uyarınca müsadere saklı kalmak üzere bozma gerekir. Ayrıca 7242 sayılı Kanunla değişik 5607 sayılı Kanun'un lehe hükümleri ile 5/2. maddesindeki etkin pişmanlık ve kaçak akaryakıt bulundurma/aykırı tank bulundurma (3/14) eylemlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden mahkumiyet bozulmuştur.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: Kaçak akaryakıt dosyalarında hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun lehe hükümlerini (etkin pişmanlık, gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesiyle indirim) ve tank bulundurma ile akaryakıt bulundurmanın ayrı suç oluşturabileceğini mutlaka öne sürün; HAGB'ye karşı temyiz değil itiraz yoluna gidin.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla