KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2025/888 E., 2025/6582 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2024/2272 Değişik İş
- Şüpheli
- ... İletişim
- Suç
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na aykırılık
- İnceleme konusu karar
- İtirazın reddi
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
İzmir 6. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 13.03.2024 tarihli ve 2024/2882 Değişik İş sayılı arama talebinin reddi kararına karşı yapılan itiraz üzerine, İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 20.03.2024 tarihli ve 2024/2272 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 20.01.2025 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13389 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/13389 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 21/01/2021 tarihli ve 2020/2002 esas, 2021/1319 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, dosya kapsamına göre, İzmir 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/03/2024 tarihli kararı ile arama kararı talebinin söz konusu ürünlerin sahteliğine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınmış bilirkişi raporunun bulunmadığı, kolluk araştırma ve tespit tutanağı ile satış fişi bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, müşteki şirketin Türk
Patent Enstitüsü marka sicilinde tescilli Huaweı ibareli markaların sahibi olduğu, şüpheli işyerinin ise müşteki şirket ile arasında herhangi bir lisans anlaşmasının olmamasına rağmen suça konu olduğu iddia edilen ürünlerin şüpheli işyerinden satıldığının tespit edildiği, dosya kapsamında bulunan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre de incelenen ürünlerin marka taklidi eşyalar olduğu ve tüketiciler tarafından orijinallerinden ayırt edilemeyecek mahiyette olduğunun belirtildiği,
kaldı ki müşteki firmanın şüpheli işyeri ile arasında lisans anlaşması veya satış konusunda izni olduğunun kabulü halinde orjinal ürünlerinin satışı yapılsaydı buna rağmen müşteki firmanın şüpheli işyerini şikayet etmesinin hayatın olağan akışına uymayacağının değerlendirilmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116/1. maddesinde yer alan "Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa;
şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, soruşturmaya konu suç delillerin elde edilmesi amacıyla dosyada yer alan mevcut belgelerin arama için makul şüphenin oluştuğunun kabulü gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İzmir 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20.03.2024 tarihli ve 2024/2272 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/888, K. 2025/6582, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama