KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4585 E., 2010/2602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 109 ada 5 ve 7 parsel sayılı sırasıyla 97135,73 metrekare ve 26616,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak hazine adına tespit edilmiş, ... Tuğrul’un itirazı üzerine Kadastro Komisyonunca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle... adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 109 ada 5 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ...’dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanına ait olduğu, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, bağış yada satış yoluyla da davacıya bırakılmadığı, davacının davasını ispat edemediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’nın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4585, K. 2010/2602, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama