KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3656 E., 2011/1847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2011
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 108 ada 349 parsel sayılı 4003.40 m² yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları miras hakkına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 108 ada 349 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan ...'den kaldığı ve mirasçılar arasında elbirliği mülkiyetinin çözülmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Her ne kadar yargılama sırasında dayanılmayan delillere temyiz aşamasında dayanılamaz ise de dava ve temyiz konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit bilirkişilerinin beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır. Kaldı ki tespit tutanağı içeriğinde sözü geçen 1994 tarihli senet tanıkları dahi dinlenilmemiştir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu 108 ada 349 parsel sayılı taşınmaza komşu olan taşınmazların kadastro tutanak suretleri ile varsa dayanak kayıtları getirtilmeli, dosya keşfe hazır hale getirildiğinde yerel bilirkişi, önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık dava konusu taşınmazın tespit tutanağı bilirkişileri ve 1994 tarihli satış senedi tanıkları hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,yerel bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve tanıklar taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli,
hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde kimin tarafından sürdürüldüğü, kimden kime kaldığı belirlenmeli, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, özellikle sözü edilen belgelerde komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise bu belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye,
yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli, ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, temyiz etmeyen davalı yönünden kesin hüküm oluştuğu da dikkate alınarak sonucuna uygun olarak infazı mümkün bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3656, K. 2011/1847, 24 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama