KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3988 E., 2011/2005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 77, 111 ada 23 ve 26, 121 ada 2, 156 ada 3, 12 ve 14, 182 ada 2, 4 ve 185 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3120.29 m2, 2594.68 m2, 2598.86 m2, 436.39 m2, 2984.04 m2, 992.87 m2, 993.95 m2, 1318.15 m2, 766.14 m2, 6516.76 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1/2 hissesi davalı ..., 1/2 hisesi ölü olduğu belirtilerek ... ... adına, 121 ada 2 parsel sayılı 436.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras hakkına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 11 ada 23 ve 26 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile mirasçılardan Gülizar ...'ın hissesi davalı ... üzerinde bırakılmak suretiyle muris ... ... mirasçıları adına hisseleri oranında, diğer taşınmazların ise veraset ilamındaki payları oranında ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 121 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hariç dava konusu diğer taşınmazların 1/2 hissesi tarafların ortak miras bırakanı ölü ... ... adına tespit gördüğü, mahkemece miras bırakan ölü ... ... hissesi hakkında da hüküm kurulduğu dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki ölü ... ...'ın davacı ve davalı dışında diğer mirasçıları davaya çağırılarak yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamıştır.
Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde miras bırakanın dosya içerisinde bulunan veraset ilamında gösterilen davacı ve davalı dışındaki diğer mirasçıların tebliğe elverişli adresleri ilgili yerlerden tespit edilerek, adı geçen mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3988, K. 2011/2005, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama