KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4219 E., 2011/2243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2011
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı ... (... oğlu) tarafından davalılar ..., ..., ... (... oğlu) aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece dosyanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 9 ve 10. maddelerine göre işlem yapılması ve karar verilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda dava ve temyize konu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde yasal (30) otuz günlük askı ilanının 26.08.2008 ve 24.08.2008 tarihleri arasında yapıldığı, davanın ise yasal (30) otuz günlük askı ilanından önce 17.07.2008 tarihinde açıldığı dosya içeriğiyle belirlenmiştir. O halde mahkemece davanın askı ilanından önce açıldığı, bu nedenlerle dava ve temyize konu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleşmediği uyuşmazlığın kadastro mahkemesinde çözümleneceğinin kabulü gerekir. Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmadan, gerekse aktarıldıktan sonra kapsamı sağlıklı biçimde belirlenmemiştir.
O halde uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle aktarılan davanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli, aktarılan davanın kapsamı saptandıktan sonra, davaya konu taşınmaz yada taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmemiş ise Kadastro Mahkemesinin davaya bakmakta görevli olup olmadığı düşünülmeli, tutanak düzenlenmiş, ise, iddia ve savunma doğrultusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak çözümleneceği düşünülmeli,
taraflar arasında aynı iddia ve savunmalarla açılmış başkaca dava olup olmadığı araştırılmalı, bu davaların birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları gözönüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4219, K. 2011/2243, 6 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama