KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4408 E., 2010/6632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2010
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davalı hazinenin süresinde olan temyiz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ tarihi olan 10.12.2009 tarihi ile davacı tarafın hükmü cevaben temyiz ettiği 18.12.2009 tarihi arasında HUMK 432/2. maddesinde öngörülen on günlük sürenin geçmemiş olduğu gözetildiğinde davacı tarafın katılma yolu ile temyiz istemi süresinde olmasına rağmen aksine düşüncelerle temyiz isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın buna ilişen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile, davacı tarafın temyiz isteminin reddine ilişkin mahkemece verilen 24.12.2009 tarihli 2007/324-2009/670 sayılı ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, peşin ödenen 91,05 TL temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,
2-Tarafların temyiz itirazlarına gelince; dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın zilyetliğinde bulunan taşınmazın baraj altında kaldığını öne sürerek taşınmazın zemini ile üzerindeki muhdesatların tespiti ve tazminat istemi ile davalılar hazine, ..., Köy Küzel Kişiliği ve D.S.İ Genel Müdürlüğüne husumet yöneltmek suretiyle Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/174 esas sayısına kayden dava açtığı, davanın yargılaması sırasında davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespitine yönelik istemi yönünden davanın tefrikine karar verilerek eldeki davanın farklı esasa kaydedildiği, ayırma kararından sonraki oturum gününün diğer
davalılarla birlikte davalı ... Müdürlüğüne de tebliğ edildiği, ne var ki yargılama sonunda adı geçen davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi, karar başlığında da davalı sıfatıyla ismine yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Her dava davanın tarafları arasında görülüp sonuçlandırılır. HUMK. 388.madde başlığında kararın hangi hususları kapsayacağı, 388/2 maddesinde de tarafların ve davaya katılanların kimliklerinin yer alacağı duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklanmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4408, K. 2010/6632, 23 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama