KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5367 E., 2011/3671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2011
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
2859 sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu ile eski 759 parsel sayılı 25000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 191 ada 10 parsel sayılı 24983 m2 olarak, eski 439 parsel sayılı 57600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 191 ada 11 parsel sayılı 57482 m2 olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, eski 760 parsel sayılı 2500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, yeni 191 ada 9 parsel sayılı 2454 m2 olarak adına eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu eski 759, yeni 191 ada 10 parsel sayılı taşınmaz ile eski 439, yeni 191 ada 11 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin daha önce yapılıp kesinleştiği ancak ölçü ve kroki düzenlemesinde hatalar bulunduğunun anlaşıldığı, bu kez 2859 sayılı Kanun uyarınca yenileme çalışmalarının yapıldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi yenileme yönetmeliğinin 18/A maddesinde açıklanan şekilde sabit sınır tanımına aynen uyulduğu, komşu parsellerin birbirlerine tecavüzlerinin olmadığı,
önceki kadastrodaki miktar ile yenileme çalışmaları sırasında belirlenen miktar farklılığının hatalı ölçüm, tersimat ve yüzölçümü hesaplamasından kaynaklandığı saptanmıştır. Mahkemece 2859 Sayılı Kanun'a uygun olarak verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Mahkemece dava konusu olmayan 191 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, dava konusu taşınmazlar ile ilgili tescil hükmü kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi dahi isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5367, K. 2011/3671, 1 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama