KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6197 E., 2010/7037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 30.11.2010 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafın paydaş bulunduğu ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre bütünleyici parça niteliğindeki muhtesatların mülkiyeti kural olarak arzın mukadderatına tabidir. Taşınmazın arzının maliki olan paydaşlar tapu payları oranında taşınmaz üzerindeki muhtesatların da maliki sayılırlar.
Somut olayda davalı tarafın, taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten sonra (imar uygulamasından önce)satın alma yolu ile taşınmazda paydaş olduğuna göre, bu satın alma ile üzerindeki muhdesatın da bedelini ödeyerek taşınmaza sahip olduğu tartışmasızdır. Daha önceki maliklere karşı ileri sürülebilen ve kişisel hak doğuran vakalar sonradan taşınmazda pay satın alan ve dolayısıyla muhdesat payını da satın alan kişilere karşı öne sürülemez.
Bu halde sebepsiz zenginleşen tarafın taşınmazdaki paylarını davalıya satan ve muhdesat nedeniyle fazladan bedel alan paydaşlar olduğu, davacı tarafın ise ancak o kişilere karşı B.K.nun 60/1. maddesinde öngörülen haksız zenginleşme hükümlerine göre alacak davası açma hakkının doğduğu kuşkusuzdur. Bu nitelikteki dava ise eda davası niteliğindedir. Öğretide ve uygulamada eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davasının açılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6197, K. 2010/7037, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama