KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6937 E., 2011/5031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2011
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 3013 ve 3019 parsel sayılı sırasıyla 572.08 m2, 311.95 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tarafından davalılar ... ve Taşhan Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davalı kişi yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu 3013 ve 3019 parsel sayılı taşınmazlar davalı adına tespiti yapılmış ise de eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca somut olayda aynı Yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin mahkemece belirlenmesi zorunludur.
Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit gününden önce açılan ve görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan tescil davasının kapsamı sağlıklı biçimde belirlenmemiştir. Hükme esas alınan uzman bilirkişi İsmail Acer tarafından düzenlenen 24.05.2010 tarihli rapor ve haritada kadastro çalışmaları sırasında oluşturulan pafta ile zemin arasında uyuşmazlık olduğu, kayma bulunduğu belirtilmekte ise de bu kaymanın neden kaynaklandığı araştırılmamış, raporun yeterliliği tartışılmamıştır.
O halde uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle, taşınmaz başında harita mühendisi uzman bilirkişi ve ziraat bilirkişisi olduğu halde keşif yapılarak, aktarılan davanın kapsamı tartışmasız biçimde saptanmalı, zemin ile kadastro haritası arasında kayma olup olmadığı belirlenmeli, varsa neden kaynaklandığının üzerinde durulmalıdır.
Aktarılan davanın komşu 3014 ve 3117 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünü kapsadığının belirlenmesi halinde adı geçen taşınmazlar davalı olduğu taktirde dava dosyaları birleştirilmeli, davalı değil ise tutanakları davalı şerhi verdirilerek Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, tespit malikleri de davalı yanında davaya dahil edilerek duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı,
aynı çalışma alanı içerisinde ilgili ya da ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6937, K. 2011/5031, 14 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama