KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7926 E., 2011/5670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinden incelenmesine karar verildi.
Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 201 ada 112, 136 ve 192 ada 111 parsel sayılı sırasıyla 173,78 m2, 18556,42 m2 ve 5885,51 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 201 ada 112 parsel sayılı taşınmaz davalılardan ..., aynı ada 136 parsel sayılı taşınmaz davalılardan ... ve 192 ada 111 parsel sayılı taşınmaz ise davalılardan ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu taşınmazların ortak miras bırakanları ...'dan kaldığını, babasının sağlığında paylaştırdığı ve kendisine bıraktığı bir taşınmazın kendisinden habersiz satılması nedeniyle dava konusu 192 ada 111 parsel sayılı taşınmazın yarı payı ile 201 ada 112 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payını ve 201 ada 136 parsel sayılı taşınmazın 2000 m2 yüzölçüme sahip bölümü hakkında dava açmıştır.
Mahkemece 201 ada 112 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, 192 ada 111 ve 201 ada 136 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davanın esası bakımından reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazlar ile dava dışı olan ve davacı adına tespit edilen taşınmazların öncesinde tarafların ortak miras bırakanı ...'ya ait iken taraflarca paylaşıldığı ve tespit tarihine kadar paylaşıma uygun olarak kullanıldığı ve kadastro tespitlerinin de bu paylaşıma uygun olarak yapıldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan paylaşmada, her bir paydaşa eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7926, K. 2011/5670, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama