İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/8049 K.2011/2187

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın…

Esas2010/8049Karar2011/2187Tarih5 Nisan 2011Okuma3 dk · 538 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2010/8049 E., 2011/2187 K.·Yargıtay İlamı

Karar tarihi
5 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

538 kelime·3 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davacılardan ... tarafından açılan davada hukuki yararın bulunmadığı, davacılardan ... hakkındaki davada ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davaların reddine karar verilmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmünde 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitlerin kesinleşeceği, Kadastro Müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararlarının kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedileceği, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı belirtilmiştir.

Kanunda belirtilen bu sürenin hakdüşürücü olduğu ve kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağı, kadastro tutanaklarının ise askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açılmamış olması halinde 30 günlük askı ilan süresinin sonunda, dava açılmış ise Kadastro Mahkemesince verilecek kararın kesinleştiği tarihte kesinleşmiş sayılacağı, kadastro tespit gününden sonra gerçekleşen hukuki sebeplere dayanılması halinde açılan davada hakdüşürücü sürenin uygulanamayacağı kuşkusuzdur.

Hakdüşürücü süre kamu düzenine ilişkin, olumsuz bir dava koşuludur. Hal böyle olunca taraflarca öne sürülmese bile diğer dava koşullarında olduğu gibi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve davanın süre geçtikten sonra açıldığının belirlenmesi halinde esasa girilmeyerek hakdüşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

Aidiyet tespiti davaları ise kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.

Somut olaya gelince, dava dilekçesi içeriği ve dosya içeriğindeki belgelerden davaya konu ağaç ve duvar nitelikli muhtesatların üzerinde bulunduğu 155 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespitinin 23.02.1998 tarihinde, aynı ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespitinin ise 10.04.1997 tarihinde kesinleştiği, davanın her iki taşınmaza ait tutanakların kesinleşmesinden ve az yukarıda açıklanan 10 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmesinden sonra 14.12.2009 tarihinde açıldığı,

davaya konu edilen ağaçların 1985 yıllarında kadastro tespitinden önce, duvarın ise 1999-2000 yıllarında tespitten sonra meydana getirildikleri, taşınmazlar hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu olgular birlikte değerlendirildiğinde tespitten önce meydana getirilen ağaçlar hakkında açılan davanın hakdüşürücü süre nedeniyle, tespitten sonra meydana getirilen duvar hakkında açılan davanın da somut olayda tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'un 567. ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün uygulanmasına imkan bulunmadığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca; mahkemece ağaçlar hakkında açılan davanın hakdüşürücü süre nedeniyle, duvar hakkında açılan davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle red kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 6,85 TL harcın davacılardan alınmasına, 05.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/8049, K. 2011/2187, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/8049
Karar No
2011/2187
Tarih
5 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/8058 K.2011/2402
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/8062 K.2011/3773
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/8066 K.2011/2194
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/8067 K.2011/2868
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/8085 K.2011/5477
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/8086 K.2011/2186

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.