İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/4508 K.2012/4958

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Esas2011/4508Karar2012/4958Tarih26 Haziran 2012Okuma5 dk · 905 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2011/4508 E., 2012/4958 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Haziran 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

905 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğinde toplanan delillere uygun düşmemiştir.

İ.İ.K.nun 257. maddesi hükmünde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısına, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilme hakkı tanınmış olup, aynı kanunun 259. maddesi hükmünde de ihtiyati haciz isteyen alacaklının, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlu ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu açıklanmıştır. Öğreti ve uygulamada İ.İ.K.nun 259. maddesi hükmü ile getirilen bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu ve ancak maddi tazminat talepleri yönünden uygulanabileceği kabul edilmektedir.

İhtiyati haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafın istemi üzerine verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati haciz kararının bulunması, ihtiyati haczin herhangi bir nedenle kendiliğinden kalkması veya itiraz üzerine kaldırılması ya da açılan istihkak davasının davacı taraf lehine sonuçlanması, davacının ihtiyati haczin uygun sonucu olarak maddi bir zararının meydana geldiğinin kanıtlanması yeterlidir. Ayrıca ihtiyati haciz kararını alan ve uygulatan davalının kusuru aranmaz.

Bunun yanında ihtiyati haciz kararı ancak kendiliğinden kalktığında veya kaldırıldığında ya da istihkak davası davacı taraf lehine sonuçlandığında haksız hale geleceğinden bu ön koşul gerçekleşmedikçe davacı tarafın maddi tazminat davası açma hakkı bulunduğundan da söz edilemez.

Manevi tazminat ise, anılan maddede düzenlenen kusursuz sorumluluk esaslarına tabi olmadığından ihtiyati haciz kararını alan davalı tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulabilmesi için Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi hükmünde öngörülen kusur sorumluluğu unsurlarının gerçekleşmesi gerekir.

İhtiyati haciz kararı ve bu kararın uygulanmasıyla borçlunun borç ödemekten aciz, borcuna sadık olmayan bir kişi konumuna düşeceği ve iş ve aile çevresinde itibarının zedeleneceği, kişilik haklarının zarar göreceği kuşkusuzdur. Bu olgu gözetildiğinde ihtiyati hacizden kaynaklanan manevi tazminat davalarında davacı tarafın manevi zararının gerçekleştiği kabul edilir ve ayrıca zararın kanıtlaması aranmaz.

Ne var ki, manevi tazminatın kendine özgü koşulları gözetildiğinde ihtiyati haczin herhangi bir nedenle kendiliğinden kalkması veya itiraz üzerine kaldırılması ya da açılan istihkak davasının davacı taraf lehine sonuçlanması da manevi tazminata hükmedilebilmesi için yeterli değildir.

Ayrıca rıza, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği bir yetkinin kullanılması gibi manevi tazminat sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hukuka uygunluk nedeninin de bulunmaması gerekir.

Anayasa'mızın 36. maddesi hükmünde herkese, yasal vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olma, savunma ve adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilerek hak arama özgürlüğü düzenlendikten başka, 12. maddesi hükmünde herkesin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere 17. maddesi hükmünde de yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu açıklanarak bu haklar güvence altına alınmıştır.

İ.İ.K. nun 257. maddesi hükmünde düzenlenen ihtiyati haciz isteme hakkının hak arama özgürlüğü kapsamında alacaklıya tanınan bir hak olduğu kuşkusuzdur.

Bunun yanında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddeleri hükmünde de hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kişinin saldırıda bulunanlara karşı dava yolu ile koruma isteyebileceği açıklanarak hukuka aykırılığın unsurları belirtilmiş, Borçlar Kanununun 49. maddesi hükmünde de saldırının yaptırımı düzenlenmiştir.

Hak arama özgürlüğünün kullanılması nedeniyle kişilik hakları zarara uğrasa bile, üstün bir hak olan hak arama özgürlüğünün kullanılması hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edildiğinden bu hakkın kullanılması nedeniyle zarar gören kişilerin kural olarak manevi tazminat isteyemeyeceği kuşkusuzdur.

Ne var ki, hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda hukuk düzeninin bu iki üstün hakkı aynı anda koruması düşünülemeyeceğinden bu durumda daha üstün tutulması gereken hakka değer verilir.

Bu olgular göz önüne alındığında manevi tazminat davalarında tazminata karar verilebilmesi için sınırsız olmayan hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılıp kullanılmadığının, bir başka deyişle salt başkalarına zarar verme amacıyla kasten veya keyfi olarak kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi, hakkın kötüye kullanıldığının belirlenmesi halinde hukuka uygunluk nedeni ortadan kalkacağından üstün tutulması gereken kişilik haklarına değer verilerek manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

Somut olaya gelince, davacılar vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını, alınan ihtiyati haciz kararı ile takibe geçildiğini, ihtiyati hacze konu olan çekte keşideci olarak atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını, kendisine ait olmayan imza ile müvekkilinin borçlu duruma düştüğünü, davacının işyerinde bulunan eşyaların kaldırılmasının, müvekkilinin onur ve gururunu rencide ettiğini öne sürerek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

Mahkemece, takip konusu çekin davalı eline ciro yoluyla geçmiş olduğu, davalının keşideciden tahsil edeceğine güvenerek aldığı senetle ilgili haksız şekilde alacaklı aleyhine takibe geçmesinde kusur ve kastının bulunmadığı, talep edilen maddi tazminatın menfi tespit davasının açılması ile bloke edilen paradan kaynaklandığı, ihtiyati haciz kararı ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafın takibe konu çekteki imzaya itirazı üzerine, yapılan yargılama sonucu imzanın davacı tarafın eli ürünü olmadığının tespit edilmiştir. Davacı taraf görülen dava ile ihtiyati tedbir ile arasında illiyet bağı bulunan zararının tahsilini istemiştir.

Davalı şirket tarafından alınan ve uygulanan ihtiyati haczin imzaya itiraz üzerine kaldırıldığı ve haksız hale geldiği gözetildiğinde, davacının kusursuz sorumluluk esaslarına göre maddi tazminat isteme hakkı doğduğu kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca, mahkemece maddi tazminat yönünden kusursuz sorumluluk unsurlarının somut olayda gerçekleştiği gözetilerek davacı tarafın zararının kapsamının belirlenmesi ve belirlenecek maddi tazminata hükmedilmesi ve manevi tazminat yönünden ise davalı şirketin hak arama özgürlüğünü kötüye kullanıp kullanmadığının araştırılması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının temyiz itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/4508, K. 2012/4958, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/4508
Karar No
2012/4958
Tarih
26 Haziran 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4509 K.2012/10809
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4511 K.2012/10858
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4512 K.2012/10875
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/4513 K.2012/10816
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/4513 K.2012/11193
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/4513 K.2012/18757

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.