KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5566 E., 2012/3419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 225 ada 1 parsel sayılı 11.526 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, harici satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., aynı tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece verilen kesin süreye rağmen süresinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kural olarak 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmünün bir davada uygulanabilmesi için kanıtlama yükümlülüğü keşif giderlerini karşılamak üzere kendisine önel verilen gerçek ya da tüzel kişiye ait olmalı, uyuşmazlığın çözümü taşınmaz başında keşif yapılmasını zorunlu kılmalı, ilgilinin kendisine verilen makul önel ya da koşullarının varlığı halinde verilen kesin önel içerisinde özrü olmaksızın keşif giderlerini yöntemine uygun biçimde mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir.
Somut olaya bakıldığında, davacı tarafın hazır olduğu 20.5.2011 günlü oturumda 17.6.2011 gününe keşif günü
öngörülmüş, 27.5.2011 gününe kadar keşif avansının mahkeme veznesine depo edilmesi için kesin süre verilerek ihtarat yapılmış, verilen sürenin son günü ile keşif günü arasında 21 günlük süre kaldığı, yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerin köyde oturduğu hususları dikkate alındığında yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilere çıkarılacak davetiyelerin süresinin yetersiz bulunduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5566, K. 2012/3419, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama