KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/5665 E., 2012/4065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 201 ada 8 parsel sayılı 429,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın 1/2 payının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın payları oranında ... mirasçıları ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yapılan paylaşmada dava konusu taşınmazın paylaşma dışında tutulup tutulmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda; ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazın davalı tarafın miras payına isabet ettiği, davacı tarafın miras payına ise terekeye dahil dava dışı 155 ada 9, 212 ada 109, 171 ada 31 ve 102 ve diğer parsel sayılı taşınmazların isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Davacı taraf, dava konusu taşınmazın paylaşma dışında tutulduğunu da kanıtlayamamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/5665, K. 2012/4065, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama