KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/6007 E., 2012/2975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2012
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ..., ... ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 154 ada 14 parsel sayılı 928.14 m² yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Kadastro tespitinden önce davacı ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak davalı ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmaz içerisinde bulunan muhtesat niteliğindeki 736 numara sayılı eve yönelik açtığı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Davacılar ... ve ...'in miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak açtıkları dava ile aktarılan dava mahkemece birleştirilmiştir. ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece davacı ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu 154 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... mirasçıları adlarına payları oranında tapuya tesciline, davacı ... ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalı ... tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 736 numaralı evin davacılar tarafından kullanılmasına izin verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 154 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yapılmış yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Tarafların ortak miras bırakanı ...'nın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların katılımı ile yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle belirlenmiştir. Paylaşmanın yapıldığını ispat yükü kendisinde olan davalı ... ... ve ... ... mirasçıları paylaşmayı kanıtlayamamıştır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre bir kısım davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat niteliğindeki konut bakımından kullanma için izin verilen konut ile ilgili Kadastro Hakimi izin ve karar veremez.
Dava ve temyize konu 154 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, bir mirasçının diğer bir mirasçıya karşı bir "başkası" olarak nitelendirilemeyeceği bu nedenle de 3402 sayılı Yasanın 19/2 madde hükmünün olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle hüküm verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği açıklanmıştır.
Bu hükmün kabul edilmesindeki amaç, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kişi tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması ya da muhdesatın maliklerden biri veya birkaçı tarafından meydana getirilmiş olması halinde muhdesat sahiplerinin haklarının korunması, muhdesatı meydana getirmeyen taşınmaz malik veya maliklerinin muhdesattan sebepsiz yararlanmalarının önlenmesidir.
Bu amaç gözetildiğinde lafzi yorumla yetinilmemesi, ister paylı (müşterek) mülkiyet, isterse elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet esaslarına tabi olsun tespit yapılan taşınmazlar üzerinde maliklerden bir veya birkaçı tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması halinde bu muhdesatın az yukarıda açıklanan hüküm gereğince tutanağın ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekir. Dairemizin kökleşmiş uygulaması da bu doğrultudadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6007, K. 2012/2975, 24 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama