KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/7861 E., 2013/8837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2013
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu eski 456 ada 26 parsel sayılı dosyada bulunan tapu kayıt örneğine göre 79,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mükerrer tapu kaydına girdiğinden sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde Kadastro Mahkemelerinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı açıklanmıştır. Kadastro Mahkemeleri kural olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartıldıktan sonra, askı ilan süresi içinde ve tespitten önceki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmakla görevlidir. Tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalarla, tutanaklar kesinleştikten sonra açılan davalara ve tespitten sonraki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmak Kadastro Mahkemelerinin görevi dışında kalıp genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın malik hanesi aynı kuvvet ve mahiyette belgelerin olduğundan söz edilerek açık bırakılmıştır. Mahkemece aynı taşınmaza ilişkin olarak Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 11.12.1979 tarih 1976/465,1979/612 E-K.sayılı ilamla taşınmazın malik hanesinin davacı ... adına doldurulmasına, bu şekilde tapuya tesciline karar verildiği, mahkemesinden gönderilen dosya teslim tutanağında da anılan kararın 11.12.1979 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiği, bu halde ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunduğuna göre taşınmazın malik hanesinin açık olduğundan söz edilemeyeceği ve taşınmazın malik hanesinin hükmen doldurulduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemenin vardığı sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; mahkeme hükmüne esas alınan ve kesinleştiğinden söz edilen Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 11.12.1979 tarih 1976/465, 1979/612 E-K.sayılı ilamın tarihi olan 11.12.1979 tarihi ile karar ekine eklenen listede belirtilen kesinleşme tarihi aynıdır. Başka bir deyişle 11.12.1979 tarihli kararın ekli listede yine aynı tarihte yani 11.12.1979 tarihinde kesinleştiği bildirilmiştir.
Ayrıca örneği dosya arasına alınan mahkeme esas defteri örneğinde ise mahkemenin 465 sırasına kayıtlı davanın davacısının ... olduğu, hükmün davacı ... olarak tesciline ilişkin olduğu ve dosyanın temyize sevki tarihi bölümüne ise Yargıtay 1.H.D. 6.5.1980 şerhinin düşüldüğü görülmektedir.
Yine Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi 03.10.2002 tarihli yazısında dosyanın 02.09.1992 tarihinde Sekaya gönderildiğini, 03.10.2003 tarihli yazısında ise mahkeme dosyalarının 1992 yılında kurum arşivine devir kararı ile birlikte kurum arşivince Sekaya gönderildiğini belirtmiş olup anılan dava dosyası aslı da bulunamamıştır.
Yine dosya içinde Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 11.12.1979 tarih 1976/465, 1979/612 E-K.sayılı ilamın tapuya tescil edildiğine dair bir yazı veya tapu kayıt örneğine de rastlanmamıştır. Somut olaylar bir arada değerlendirildiğinde Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 11.12.1979 tarih 1976/465, 1979/612 E-K.sayılı hükmünün kesinleştiğinden söz edilmesi olanağı bulunmamaktadır .
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/7861, K. 2013/8837, 14 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama