KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/8825 E., 2013/7571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2013
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hüküm infazda kuşku yaratacak niteliktedir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK 297/2. hükmüne göre, hüküm fıkrasında istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Bunun sonucu olarak davanın kabulüne karar verilmesi halinde, davacı tarafın bütün istek kalemlerinin tümünün eksiksiz olarak davalıdan tahsiline (ya da istem sonucuna) imkân verecek şekilde hüküm kurulması gerektiği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; dava dilekçesi içeriği ile alacağın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; mahkemece belirlenen tazminatın, karar ve ilam harcının, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin “davalıdan” tahsiline karar verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur. Davada iki ayrı davalı bulunduğu gözetildiğinde hüküm fıkrasının infazda kuşku yaratır şekilde oluşturulduğu tartışmasızdır.
Şu durumda verilen hükmün davanın niteliğine ve buna ilişkin HMK’nun 297/2.maddesinde düzenlenen usul hükümlerine açıkça aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/8825, K. 2013/7571, 25 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama