KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/6215 E., 2023/6196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/222 E., 2022/865 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/306 E., 2021/205 K.
Karar Metni
950 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki harici temlik sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların murisi ... ile müvekkili arasında 17.08.2010 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin konusunun Kırklareli ilinde Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılmış olan konutlardan FG-24 Blok – 2 nci kat 6 No.lu bağımsız bölümünün müvekkile satılmasına ilişkin olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini belirterek, taşınmazın müvekkili adına tesciline, talebi kabul görmezse davaya konu taşınmazın rayiç bedeli tespit edilerek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmişitir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TOKİ'den alınan evlerin tapusunu alınmadan başkasına devir, satış kiralama gibi işlemlerin yasaklandığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmenin noterden yapılması gerektiğini, 2008 yılında satış yapıldığı iddia edilen ...'ın özürlü sağlık kurulu raporu olduğunu, müvekkilinin annesinin demans hastası olduğunu, alzhammer hastası olduğunu, davacı taraf adlarına yaptığı yazılı anlaşmada belirtilen hiç bir ödemenin yapılmadığını, hatta ödemelerin yapılmaması nedeniyle ihtarname geldiğini, bunun üzerine peşinat ve bütün taksitlerin müvekkili tarafından ödendiğini, ödeme dekontlarında bu hususun sabit olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gayrimenkul satış sözleşmesinin 3 üncü madde içeriğinde belirtilen peşinat olarak anlaşma varılan 20.000,00 TL'yi ve sonraki taksitleri davacının ödediğinin ispat edemediği, davalıların murisi olan ...'ın 17.08.2010 tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı hususunda düzenlenen Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. İhtisas Dairesi'nin raporu kapsamda taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu açıklanmıştır.
2. Taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, Halk Bankası'na yazılan müzekkereye gelen yazı cevabı doğrultusunda; davacı ve/veya UYAP nüfus kayıtlarından çocukları olduğu tespit edilen kişilerin çok cuzi bir ödeme yaptığı resmi kayıtlardan anlaşılmak ile bu cuzi meblağ için sebepsiz zenginleşmeye yönelik dava dilekçesinde bir talebi olmadığı gibi uzun zamandır yeri kullanmalarından kaynaklı davalı yanlarında ecrimisil kapsamında takas ve mahsup defi olması TMK md. 2 "objektif iyi niyet" kuralları çerçevesinde değerlendirildiğinde davacı yanın taşınmazın tapu iptalini isteyecek bir resmi belge,
yazılı delil başlangıcı ve tanık anlatımı ve/veya taşınmazın tamamının bedelini ödediğine ilişkin resmi belge ve rayiç bedeli talep edecek şekilde dava dosyasında bir belge ve bilgiye rastlanmadığından dava konusu olayda ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; mahkeme huzurunda dinlenen tanıkları ile taşınmazın bir kısım bedelinin davalı ... ’a ödemiş olduğu ancak davalının kötüniyetli olarak ilgili banka hesabına kendi adı ile yatırmış olduğunun ispat edildiğini, davaya konu gayrimenkulün uzun bir süredir müvekkili ve ailesinin kullanımında olduğu halde davalı yanların müvekkilden ne kira ne de tahliye etmeleri yönünde bir talepleri olmadığını, bu kadar uzun bir süre davalı yanların müvekkilden bir talepte bulunmamalarının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, 28.11.2019 celse tarihli duruşmasında muvafakatleri bulunmamasına rağmen davalı ... ’a yemin ettirildiğini,
ancak tebligat yapılmasına rağmen bir önceki duruşmaya iştirak etmeyen davalı yana diğer duruşmada yemin ettirilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... ’ın kötüniyetli olarak hareket ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay İBBKK 1987/2-1988/2 E.K sayılı ilamı gereğince, davacı davalılar murisinin yüklenici TOKİ'den alacağını temlik alan murisin bu hakkını temlik alan kişi olduğundan, kural olarak adi yazılı bir sözleşme ile temlik yapmasının geçerli olduğu açıklanmıştır.
2. Ancak dosya içinde bulunan deliller ve Adli Tıp raporu ile davalılar murisinin temlik sözleşmesi tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığı tespit edildiğinden, borçlanma ehliyeti olmayan kişinin yaptığı sözleşmede diğer koşulların araştırılmasına gerek görülmemiştir. Ehliyetsiz kişinin yaptığı sözleşmeler sonuç doğurmayacağından mahkemece davanın reddine ilişkin hüküm tesisinde bir yanılgı görülmemiştir.
3. Davacı taraf davalı mirasçı ...'in yeminin usule uygun olmadığını belirtmiş ise de mahkemece sunulan mazeretin geçerli görüldüğü, bu nedenle bir sonraki oturumda çıkarılan davetiye üzerine yeminin eda ettirildiği, ara kararların usule uygun olduğu mirasçıya bedel ödendiğinin kanıtlanamadığı değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici temlik sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6215, K. 2023/6196, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama