KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4941 E., 2024/3880 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2510 E., 2023/662 K.
- Dava tarihi
- 27.01.2021
- Karar
- Davanın kısmen kabulü kısmen ret
- İlk derece mahkemesi
- Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/22 E., 2021/342 K.
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait dairenin 2016 yılının Haziran ayından itibaren davalı tarafından işgal edildiğini, noter ihtarnamesine rağmen davalının tahliye etmediğini, İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan tahliye davasının reddedildiğini belirterek elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve taşınmazdaki değer kaybı için tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazda oturmadığını, husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinin abisiyle boşanma aşamasında olduklarını, bu davanın kötü niyetle açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalı tarafından haklı sebebe dayanılmaksızın taşınmazın işgal edildiği, davalı tarafça her ne kadar taşınmazın işgal edilmediği beyan edilmişse de su aboneliğinin davalının adına olması, davaya konu taşınmazın bulunduğu apartmanda oturan ve apartmanda yöneticilik yapan davacı tanıklarının, taşınmazı davalının kullandığı,
dairenin aidat, fatura gibi giderlerinin davalı tarafından karşılandığı şeklinde beyanda bulunmaları ve keşif esnasında dahi evin anahtarının davalının annesinde olması gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, haksız işgal nedeniyle 37.543,81 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından ıslah dilekçesi ile talep ettiği faiz talebinin reddine, 05.07.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda değer kaybı yönünden zarar oluşmadığı belirtildiğinden değer kaybına ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi 03/11/2021 tarihli ek kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne dair mahkemece 26/10/2021 tarihinde karar verilmiş olması nedeniyle taşınmaz değeri olan 350.000,00 TL üzerinden eksik nispi peşin harcın adli yardımdan karşılandığı, davacının dava dilekçesinde tahliye istemi olduğu halde mahkememizce bu yönde bir karar verilmemiş olduğu, davalının dava konusu taşınmazı haksız yere işgal ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nin 305/A maddesi gereğince; mahkememizce 12/10/2021 tarihli ve 2021/22 E-2021/342K. sayılı ilamla verilen hükme “Davalının Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4048 No.lu parsel 3.Kat 8 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza yapmış olduğu müdahalenin menine” ibaresi eklenerek karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi mevcut evde oturmadığını, bu sebeple öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin erkek kardeşi ... ile davacı boşanma aşamasında olup davanın kötü niyetle açıldığını, davacı ile eşinin bir süre dava konusu taşınmazda evlilik birliği içinde oturduklarını, daha önce evde davalının annesi ve erkek kardeşi bir süre birlikte yaşadığı için keşif sırasında anahtarın davalının annesinde bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesine ait kararda ve ek kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4941, K. 2024/3880, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama