KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5468 E., 2024/4888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2423 E., 2023/2848 K.
- Dava tarihi
- 14.09.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/540 E., 2023/287 K.
Karar Metni
941 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 7941 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 1 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olup davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini, ihtarnameye rağmen müdahalenin sonlandırılmadığını, davalının eylemleri sonucu davacının maddi ve manevi şekilde zarara uğradığını belirterek el atmanın önlenmesine, ecrimisile, maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yargılama aşamasındaki beyanında özetle; dava konusu evden 10 uncu kayda çıktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; 1. Davalının (dava tarihine kadar) kötüniyetli zilyet olduğunun ispat edilemediği,
2. Yargılama aşamasında dava konusu taşınmazın tahliye edildiği,
3. Davalı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlamayacağı,
4. Davacının davalı tarafça evden zorla çıkarıldığı ya da davalının davacı oğlunun rızası hilafına niza konusu evde kötüniyetli kaldığının sabit olmadığı,
5. Davalının davacıya yönelik haksız fiil teşkil eden bir eylemde bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu,
2. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin yerinde olmadığını,
3. Davaya konu taşınmazda dava tarihinden önce müvekkilinin; eşi, çocukları ve davalı babası ile yaşamaktayken davalının müvekkilin eşinin hayatına kast etmesi, boğazını sıkması, öldürmeye teşebbüs etmesi, hem müvekkile hem de eşine ağır hakaretler ve küfürler etmesi, öldürmekle tehdit etmesi nedeniyle davacının eşini ve çocuklarını alarak evden kaçmak zorunda kaldığını,
4. Bu hususların ve davalının üzerine atılı suçları işlemiş olduğunun Samsun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1113 Esas ve 2022/174 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğunu,
5. Davalıya üzerine atılı suç nedeniyle 3 ay 22 gün hapis cezası verildiğini ancak sabıkası olmaması sebebiyle hakimin takdiri ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini,
6. Davalının beraat etmediğini,
7. İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlamayacağı belirtmiş ise de; dosyadaki mevcut deliller ve özellikle ceza yargılaması birlikte değerlendirildiğinde davalının, müvekkilin eşine yönelik tehdit eylemlerinin ispat edildiğini,
8. Davacının yaşanan olaylar nedeniyle yüksek derecede üzüntü ve elem duyması açık olup davanın kabulü gerektiğini,
9. Davalının dava konusu taşınmazı haksız şekilde işgal ettiğini,
10. Davacının maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; “...İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı...” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 üncü ve 995 inci maddeleri,
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 ve 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme A. Davacı vekilinin el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2. Somut olayda, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve maddi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B. Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davacı vekilinin manevi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5468, K. 2024/4888, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama