KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2780 E., 2025/1090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1963 E., 2024/648 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tirebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/602 E., 2023/284 K.
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 26.02.2015 tarihinde murisleri ... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin düzenlendiği sırada murisin ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, yönlendirme ile baskı altında vasiyetnamenin düzenlendiğini ve vasiyetnamede kanunda aranan şekil koşullarının bulunmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini, mümkün olmadığı hâlde denkleştirme yapılmasını, bunun da mümkün olmaması hâlinde ölüme bağlı tasarrufların tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu, tarih, kişi ve olayların vasiyetnamede çok net anlatıldığını, vasiyetnamenin tüm şekil şartlarını taşıdığını, murisin kendi özgür iradesi ile işlemin yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada dinlenen davacı tanıkları tarafından davacının ehliyetsizlik iddiasını destekler nitelikte beyanlarda bulunulduğu, her ne kadar davalı tanıkları tarafından bunun aksine murisin vasiyet tarihinde akıl noksanlığı bulunmadığı beyan edilmiş ise de tüm tedavi evrakları toplandıktan sonra alınan Adli Tıp Kurumu raporunda murisin vasiyetnamenin düzenlediği 26.02.2015 tarihinde fiil ehliyetine haiz olmadığının belirtildiği, vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, muris ... tarafından düzenlenen Tirebolu Noterliğinin 26.02.2015 tarih ve 00990 yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, mirasbırakanın akit tarihinde ehliyetli olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden rapor alındığı, ehliyetsiz olduğunun saptanması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin şekil kurallarına uygun olduğunu, noter tarafından onaylanan sağlık raporunda murisin işleme ehil görüldüğünü, Adli Tıp Kurumu raporunun yönetmeliğe uygun teşekkül etmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, işlem tarihinde alınan rapora öncelik verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli denkleştirme ve tenkis istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2780, K. 2025/1090, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama