KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4224 E., 2025/2485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/266 E., 2024/592 K.
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/289 E., 2023/997 K.
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın ve birleştirilen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 05.06.2024 tarihli ek kararında, dava değeri temyiz sınırı altında olduğundan temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar vermiştir.
Ek karar davacı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırı altında olduğu gerekçesiyle davacı-birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 05.06.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan davacı-birleştirilen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4224, K. 2025/2485, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama