KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4227 E., 2025/2581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1780 E., 2024/1026 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/277 E., 2023/76 K.
Karar Metni
835 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 1. Noterliğinin 14.03.1974 tarih ve ... yevmiye No.lu işlemi ile tanzim edilen "Düzenleme Şeklinde Mirastan Feragat Sözleşmesinin" var olup olmadığının tespitini, mirastan feragat sözleşmesinin iptalini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili dava dilekçesinde; tarafları, dava sebebi ve dava konusu aynı olan bir dava görülmekte iken, ikinci kez açılamayacağından derdestlik itirazlarının bulunduğunu, 1974 yılı yevmiye defterinin 36. sayfasında 14.03.1974 gününe ait ... yevmiye sırasında "N.D.Mirastan Feragat/..., ..., ..."a ait kaydın yazılı olduğunun görüldüğünün bildirildiğini belirterek; derdestlik sebebiyle davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ... ... temyiz dilekçesinde; ... 1. Noterliğinin tüzel kişiliği olmadığını, davalı veya davacı olarak noterlik dairesinin hasım gösterilemeyeceğini ve dava açılamayacağını, bu nedenle husumet yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 1. Noterliğinin
14.03.1974 tarih ve ... yevmiye numaralı "düzenleme şeklinde Mirastan Feragat sözleşmesinin" var olduğunun tespitine, ... 1.Noterliğinin 14.03.1974 tarih ve ... yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesinin iptali talebinin reddine, ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davalılar tarafından alınmış olan ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/349 Esas - 2017/11 Karar sayılı veraset ilâmında dayanak olarak sunmuş oldukları sözde mirastan ivazlı şekilde feragati içerir sözleşme diye adlandırdıkları belgenin tamamen hukuka ve gerçeğe aykırı, varlık aleminde değer ve mana arz etmeyen, hükmü sadece davalılar arasında cari bir evrak olup, pozitif hukukun aradığı tüm unsur ve şartlardan uzak, yok hükmünde, eskitilmiş bir kağıt parçası olduğunu, mirastan feragat sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde yapılması şart olup miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerektiğini,
noterlerin vasiyetnameleri ve düzenleme şeklindeki sair ölüme bağlı tasarrufları ölümü hâlinde bilgi vermesi için nüfus dairelerine yazı ile bildirmeleri gerektiğini, ...
Nüfus Müdürlüğüne yazılmış olan yazıda bu şekilde bir ölüme bağlı tasarrufun, sözleşmenin, şerhin olmadığının bildirildiğini, zaten bundan dolayı Nüfus İdaresinin de ölümün gerçekleşmesinden sonra herhangi bir ihbarda bulunmamış ve ihbar söz konusu olmadığı için de Noterlik zaten elinde hiçbir zaman olmamış düzmece sözleşmeyi yetkili sulh hâkimine verilmek üzere cumhuriyet savcılığına tevdi etmemiş olduğunu, olmayan bir şeyin tevdiinin de zaten mümkün olmadığını, imzasız sözleşmenin hüküm doğurmayacağını, müvekkilinin bu kağıt parçasında imzası olmadığını, dolayısı ile de içinde ne yazarsa yazsın müvekkilini bağlamadığını,
Anayasal haklarına tecavüz eder şekilde imzası olmayan bir kağıttan yola çıkarak müvekkilinin hem mülkiyet, hem miras hakları ile savunma hakkına saldırıda bulunmanın, bunu yargı makamları huzurunda dillendirmenin hukukun temel dinamiklerine aykırı bir hâl olduğunu, celp edilmiş olan evrakta ne müvekkilinin ne şahitlerin ve ne de sair geçerli hiçbir yetkilinin imzası bulunmadığını, dosya içerisinde yer alan anılan evrakın incelendiği vakit hiçbir hükmü haiz olmayan, sıradan bir saman kağıdı olduğu ve hukuki bir değer ihtiva etmediğinin açıkça görüneceğini, yine gerekçeli kararda yer alan.
"Kaldı ki 1974 senesine ait yevmiye defterinin ilgili 34. sayfasının incelenmesinde, yevmiye numarası ... olan mirastan feragat sözleşmesi olduğu, tarafların ..., ..., ... olduğu anlaşılmakla mirastan feragat sözleşmesinin var olduğunun tespitine iptal talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." ibarelerine yer verildiğini, burada da Mahkemenin hüküm tesis ederken niyet okuma gayretine girmiş ve içeriğini bilmediği sadece sayı ve adlardan ibaret olan bir defter sayfasını yeterli görmüş olduğunu,
Noterde bulunmayan bir evrakın sırf kayıt üzerinden içeriğini tahmin suretiyle hüküm tesis etmenin hukukla ve adaletle anlatılabilecek bir vaziyet olmadığını, hukuk aleminde hiç var olmamış bir evrak ile hüküm tesis edilirken, şahitler huzurunda imzalanması gereken böyle bir evrakın hangi şahitler huzurunda imza edildiği, bu şahitlerin varlıkları, yaşayıp yaşamadıkları, yaşıyorlarsa görgü ve bilgilerinin ne olduğu,
yaşamıyorlarsa da mirasçıları, mirasçıların anılan konu ile alakalı görgü ve bilgilerinin olup olmadığı irdelenmeden, eksik ve yanlı bir tutumla şekle ve yasaya aykırı bir hüküm tesis edilmek suretiyle müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tespit ve mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4227, K. 2025/2581, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama