KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/560 E., 2024/5623 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2146 E., 2023/1767 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/266 E., 2022/107 K.
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan ....ile davalının dava konusu 1057 ada 4 parsel sayılı taşınmazda 1/2'şer oranda paydaş olduğunu, adı geçen davalının taşınmaz üzerinde bulunan üç ayrı dükkanı müvekkillerinin rızası olmaksızın dava dışı kişilere kiraya verdiğini ileri sürerek taşınmazın 1/2 payına davalının yapmış olduğu elatmanın önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, ihtarnamenin müvekkili yerine taşınmazda bulunan kiracılara yapıldığını ve davacının iddia ettiği yönde haksız kullanımın varlığının ispat edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.05.2022 tarihli ve 2018/266 Esas, 2022/107 Karar sayılı kararıyla; "...tarafların taşınmaz üzerinde 1/2 oranında paylı malik olması nedeniyle davacının kendisine ait 1/2 paya yönelik elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edebilmesinin mümkün olduğu, buna karşılık davalı tarafın söz konusu pay üzerinde üstün bir hakkının olduğunu ispat edemediği,
her ne kadar bilirkişi raporunda ecrimisil yönünden 107.150,24 TL olarak hesaplama yapılmış ise de davacılar vekilinin ecrimisil yönünden davasını 91.077,70 TL olarak ıslah ettiği, taleple bağlılık ilkesi gereği ecrimisil talebi yönünden bu bedel üzerinden kabul kararının verildiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile "... İli,...İlçesi,...
Mahallesinde kain, 1057/4 ada/parsel sayılı taşınmazın 1/2 oranında hissedarı ......'dan intikal edecek paya ilişkin davalının müdahelesinin menine; taleple bağlı kalınarak 91.077,70 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 13.12.2023 tarihli ve 2022/2146 Esas, 2023/1767 Karar sayılı kararıyla; "...davacılar murisinin vefat etmeden önceki zaman dilimine tekabül eden ecrimisilin istendiği geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde davalı tarafından binanın zemin katındaki davaya konu üç adet iş yerinin üçüncü kişilere kiraya verilerek tasarruf edildiği,
kiraya verme işleminin davacıların rızası dahilinde yapılmayıp davalının kira gelirinden tek başına istifade ettiğinin anlaşıldığı, esasen davalının da bu iş yerlerini üçüncü kişilere kiraya vermek sureti ile kullandığını kabul ettiği, bu nedenle iş yerlerinin davalının fiili hakimiyetinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, 1.Müvekkiline yapılan tüm tebligatların usulsuz olduğunu, 2.Taraf teşkilinin sağlanmadığını, 3.Ecrimisil talebine yönelik şartların oluşmadığını, 4.Davacı tarafın herhangi bir zararının bulunmadığını, 5.İntifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, 6.Davacı tarafça müvekkilinin haksız kullanımının varlığının ispat edilemediğini, 7.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/560, K. 2024/5623, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama