KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1529 E., 2025/5378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3793 E., 2024/1914 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/90 E., 2020/748 K.
Karar Metni
927 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların Şişli ilçesi, ... Mahallesi, 20 95... parseldeki taşınmazın maliki ...'in mirasçıları olduğunu, tapuda ... adına 4255/7055 oranında hisse mevcut iken, ... Belediyesi tarafından ... edildiğini, ... işleminden 150/7055 hissesini 1969 yılında tescil ettirdiğini, daha sonra dönemin ...
Belediyesinin davacı olduğu Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 1981/123 Esas, 1984/852 Karar sayılı ilâmı ile müvekkilinin 150/7055 payını diğer pay sahipleri ile birlikte iptal ettiğini, müvekkillerinin murisi adına kayıtlı tapunun iptal edildiğini, daha önceki iptalin de bedele dönüştürülmediğini, herhangi bir bedel takas, yer gösterme yapılmadığını, müvekkillerinin murisi ...'in 7055 m² hissesinin daha önce 4255/7055 pay olduğunu, öncelikle bu pay üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, tapulara hukuka aykırı şekilde el atıldığını belirterek,
davacılara ait 82 parselin yeni ada ve pafta kaydının tespitine, İstanbul ili, ... (... ...) ilçesi, ...
Mahallesi, 20 95... parsel sayılı taşınmazın daha önce muris ... adına kayıtlı olduğunun tespitine, müvekkillerinin murisinin daha önce 7055 hisseden 4405'inin ... edildiğinin ve yine sonrasında 7055 hisseden 150 hissesinin adına tescil edilip daha sonra iptal edildiğinin tespitine, şimdilik 60.000,00 TL’nin, iptal tarihi olan 12.12.1984 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; 35 yıl sonra açılan bu davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adına ... işlemi ve 150/7053 hissesinin tescil edilip daha sonra iptaline ilişkin olarak belediyelerinin ilgili müdürlüğünde herhangi bir kayıt bulunmadığını, müvekkili belediyenin dava konusu meseleyle hiçbir alakası bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın, ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili duruşma talepli temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece delillerinin hiç bir şekilde değerlendirilmediğini, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu,
b. Talep dilekçelerinde iade, takas ya da tazminat talep ettiklerini, ancak hiç bir talepleri hakkında hüküm tesis edilmediğini,
c. Keşfin usulüne uygun yapılmadığını,
d. Dosyaya sundukları eski parsele ait tapu ve eski arşiv kayıtları incelenmeden davanın haksız yere reddedildiğini,
e. Davanın bedelsiz iptal edilen yerin tazmini davası olduğunu,
f. davacılar murisi ...’in 70 55... hissesinin daha önce 42 55... olduğunu, öncelikle bu pay üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, tapu senedinden de anlaşılacağı üzere, tapularına hukuka aykırı şekilde el atıldığını, öncelikle el atma sebebiyle oluşan zararı ile sonrasında tapuya dönüştürülen 150/70 55... hisselerini iptal etmesinden kaynaklı bedellerin taraflarına ödenmesi gerektiğini,
g. Davacıların hak arama özgürlüğünün kısıtlandığını,
h. Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret gerekçesi olarak gösterildiği şekilde herhangi bir satış işleminin bulunmadığını, bu gerekçenin temelsiz olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, mülkiyet tespiti ve tazminat istemlerine ilişkindir. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından, mirasbırakan ... adına tapu kaydı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da ...’in imar uygulaması öncesi payının 18.12.1986 tarih ve 1488 yevmiye numarası ile ‘satış’ işlemine konu olduğu, bu nedenle tapu tahsis belgesi ile şahsi hak sahibi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesi benimsenmiş ise de, Dairemizce bu gerekçeye katılmak mümkün değildir.
Şöyle ki; ‘satış’ işlemi olarak belirtilen tarih ve yevmiye numarasının, Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1981/123 Esas, 1984/852 Karar sayılı tapu iptal ve tescil ilâmı nedeniyle, davalılardan ...
Büyükşehir Belediyesi lehine ‘hükmen tescil’ işlemine ilişkin olduğu, davacılar murisi ...’in tapu sicilinde yer alan mülkiyetinin bu işlem ile terkin edildiği, hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından murisin payının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmesi isabetsizdir.
4. Ancak davalı ... Belediyesi vekili süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde. Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1981/123 Esas, 1984/852 Karar sayılı tapu iptali ve tescil ilâmının 1984’de kesinleştikten 35 yıl sonra işbu davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek zamanaşımı def’inde bulunmuştır.
Bu haliyle, mülkiyet hakkının ortadan kalktığı tarihten itibaren, bedele ilişkin Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmakla birlikte; gerekçeye ilişkin bu yanlışlık kararın bozulmasını gerektirmiş ise de;
yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/4. hükmü gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.2.) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda (V.B.3.) ve devamı bentlerde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2021/3793 Esas, 2024/1914 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
HMK’nın 370/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin; yukarıda açıklanan gerekçeler ile düzeltilmesine, hükmün gerekçesinin düzeltilmiş ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1529, K. 2025/5378, 12 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama