KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1720 E., 2025/5389 K.·Asıl Ve Birleşen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1226 E., 2025/12 K.
- Sayısı
- 2022/89 E., 2023/324 K.
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 30.08.2019 tarihli harici taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu 16 numaralı daireyi 270.000,00 TL bedel ile müvekkiline sattığını, bedelin tamamının ödendiğini ve dairenin müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin fiilen kullanmaya başladığını, kat mülkiyetine geçtikten sonra müvekkilinin 16 numaralı bağımsız bölüm tapusunun kendisine teslimini talep ettiğini, ancak davalının tapuyu teslimden kaçındığını ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması hâlinde taşınmazın rayiç değerinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, birleştirilen davada ise taşınmaz üzerinde davalı Halkbank lehine verilen ipotek şerhinin kaldırılmasını istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kabulüyle 10 62... parsel....lu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın davalı .... ve Ticaret Ltd. Şti. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek ve haciz şerhlerinin, dava tarihinden önce mülkiyet asıl davada davalı şirket üzerinde iken onun borçlarından dolayı işlendiği,
davacı şahsi hakka dayandığı ve mülkiyeti hükümle kazanacağından, haciz ve ipotek şerhlerinden sorumlu olup TMK'nın 1023. maddesi uyarınca haciz ve ipotek alacaklılarının iyiniyetli olduklarının kabulünün gerekeceği, ayrıca davacı ile davalı yüklenici arasında yapılan 20.04.2019 tarihli adi sözleşme tapuya şerh verilmediğinden, birleştirilen davada davalı bankanın taşınmazın davacıya satıldığını da bilemeyeceği, dolayısıyla mahkemece ipoteğin fekkine yönelik talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleştirilen davanın reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, tapuların kat karşılığı temlik edildiğine dair tapu kayıtlarında şerh/beyan olup, kentsel 6306 dönüşüm mevzuatı kapsamında inşaat yapıldığının da diğer kamu kurum kayıtlarıyla sabit olduğunu, basiretli tacir olan ... Bankası tarafından gerekli araştırma yapılmadan taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yozgat’ın küçük bir şehir olması nedeniyle dava konusu ada parsel üzerinde kentsel dönüşüm nedeniyle inşaat yapıldığının herkes tarafından bilindiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ise ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1720, K. 2025/5389, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama