KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/2640 E., 2025/3593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/431 E., 2025/531 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/346 E., 2022/216 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ... 'ın 28.04.2015 tarihinde öldüğünü, dava dışı anneleri ... ile birlikte davacı ve davalının mirasçı olduklarını, muris tarafından düzenlenen ... Noterliği'nin 08.10.2010 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinin, Ezine.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/180 Esas sayılı dosyasında açıldığını, murisin 4 adet taşınmazını davalıya vasiyet ettiğini fakat, eşi ... ve davalının baskı ve yönlendirmesi ile bu vasiyetnameyi düzenlediğini, ayrıca bunama ve alzheimer rahatsızlıkları olduğunu, murisin, başkaca taşınmazlarını satıp davalı ...'in borçlarını ödediğini, başkalarına sattığı bu taşınmazlara ilişkin muris muvazaası ve ehliyetsizliğe dayalı tapu iptal davası açtıklarını ve Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/124 Esas sayılı dosyası ile davayı kazandıklarını,
murisin vasiyetname tanzimi sırasında fiil ehliyetinin yerinde olmadığını ve eşi ile davalının baskısı altında kaldığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline, bunun mümkün olmaması halinde ise vasiyetnamenin saklı payı zedelediğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, murisin fiil ehliyetinin yerinde olduğunu, vasiyetnamenin iptali şartlarının gerçekleşemediğini, murisin başka taşınmazları da mevcut olduğundan saklı payın zedelenmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Vasiyetnamenin Ezine Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açıldığı tarihte dava konusu taşınmazların muris tarafından başkalarına temlik edilmiş olması nedeni ile vasiyetnamenin iptali davası açamadıklarını,
2. Vasiyetnamenin iptaline ilişkin hak düşürücü sürenin, davalı tarafça vasiyetnamenin tenfizi davası açılmasıyla başlaması gerektiğini, bu nedenle davanın süresinde olduğunu, esasa girilmesi gerektiğini,
3. Murisin baskı ve zorlama ile vasiyet düzenlediğini, ayrıca vasiyet tarihinde akıl sağlığı yerinde olmadığından vasiyetin geçerli olmadığını,
4. Murisin davalıya vasiyet ettiği taşınmazların terekedeki en kıymetli taşınmazlar olduğunu, bu nedenle davacının saklı payının ihlal edildiğini ve terditli tenkis talebinin de kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedeniyle iptali, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2640, K. 2025/3593, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama