KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/287 E., 2025/4226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/70 E., 2024/2058 K.
- İlk derece mahkemesi
- Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/609 E., 2021/534 K.
Karar Metni
810 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...
İcra Müdürlüğünün 2016/37096 Esas sayılı dosyası alacaklısının davalı ..., borçlunun ise davacının eski eşi davalı ... olduğunu, ...'ın borcundan dolayı dava konusu taşınmaz üzerine haciz şerhi konulduğunu, tarafların Edirne Aile Mahkemesinin 2013/163 Esas, 2014/659 Karar sayılı dosyası ile boşandıklarını, boşanma ilâmının kesinleştiğini, bu dava ile boşanma ve aynı zamanda eşler arasında mal paylaşımı talebinde bulunulduğunu, ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile taşınmazın davacı adına tescilinin talep edildiğini, mal rejimi dosyasının tefrik edildiğini,
tefrik edilen dosyanın Edirne Aile Mahkemesinin 2013/604 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, boşanma davasının açıldığı gibi 14.08.2013 tarihinde 9725 yevmiye sayısı ile boşanma dosyası üzerinden dava konusu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulduğunu, tapu iptali ve tescil davasının karara çıktıktan sonra davacının tapuyu üzerine aldığını, taşınmaz üzerine konulan tedbirin dava kesinleşip tapunun davacı adına hükmen tescil edildiği için kaldırıldığını, davacının eski eşinin borcundan dolayı ...
İcra Müdürlüğünün 2016/37096 Esas sayılı dosyasından taşınmaz üzerine haciz konulduğunu, işbu hacze konu borç ile davacının bir ilgisinin bulunmadığını, davacının iyiniyetinin korunmadığını, tapu kaydına güven ilkesinin zedelendiğini, davalı ...'nin kötüniyetli olduğunu, kendisinin taşınmazın müteahhidi olduğunu ileri sürerek 4 12... parselde kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerinde bulunan haciz şerhinin kaldırılmasını ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin davacının mal rejiminden kaynaklanan şahsi bir alacak hakkını teminat altına alan bir dava vasıtasıyla konulduğunu, mülkiyet uyuşmazlığının bulunmadığını, davanın salt bir alacak davası olduğunu, davalının söz konusu olan taşınmaza haciz koyduğunda taşınmazın malikinin diğer davalı ... olduğunu, hakkının korunması gereken kişinin davalı ... olduğunu, davalının tapu kaydındaki aleniyet ilkesi gereği tapu kaydına güvendiğini ve icra dosya borçlusu olan ... üzerine kayıtlı görünün söz konusu taşınmaza haciz koyduğunu,
çok daha sonra davacının ise söz konusu taşınmazı açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası ile adına hükmen tescil ettirdiğini ve taşınmazı üzerindeki haciz ile birlikte kabul ettiğini, söz konusu taşınmaz üzerinde haciz ile devralan kişinin haczin hukuki sonuçlarına katlanması gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava konusu taşınmazda tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenerek aleniyet kazandıktan sonra mevcut şerhe rağmen başkaca kısıtlamaların işlenmişse bunlara 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. ve 1024. maddeleri gereğince değer tanınmayacağından tapunun aleniyet prensibi gereği ihtiyati tedbir şerhinden sonra konulan hacizlerin terkinine karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, mal rejimi tasfiye davasının görüldüğü Edirne Aile Mahkemesinin 2013/604 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz üzerine 14.08.2013 tarihinde ihtiyati tedbir şerhi işlendiği, işbu dava ile kaldırılması talep olunan haciz şerhinin ise bu tarihten sonra Edirne İcra Dairesinin 2016/37096 Esas sayılı dosyası ile davalı ...’ın borcuna istinaden 08.04.2014 tarihinde konulduğu,
buna göre İlk Derece Mahkemesince haciz şerhinin kaldırılmasına dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerinin ne sebeple hükme esas alınmadığının açıklanmadığını, davalının taşınmazın müteahhidi olduğunu, taşınmaz bedeli için davalı ...'den aldığı senedi icraya koyduğunu, mal rejimi davasının alacak hakkı sağladığını, ihtiyati tedbirin şahsi bir alacak hakkını teminat altına alma amacıyla konulduğunu, tapu iptal ve tescil kararı verilemeyeceğini, işbu davada da davacının ihtiyati tedbir tarihinde taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia etmediğini, haciz şerhinin konulduğu tarih itibariyle malikin davalı ... olduğunu, davacının taşınmazı haciz şerhleriyle kabul ettiğini,
tedbirin satışa engel olmadığını, davacı ve davalı ...'nin anlaşarak alacaklılardan mal kaçırdığını, bu dosyada davacının davalı ... ile anlaşarak taşınmazın adına tescilini talep ettiğini, bu yolla davalı ...'nin üstüne mal varlığı kalmadığını ve borçtan kurtulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/287, K. 2025/4226, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama