İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1455 K.2024/4418

Küçükçekmece

Esas2022/1455Karar2024/4418Tarih22 Mayıs 2024Okuma5 dk · 1.050 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2022/1455 E., 2024/4418 K.

Karar tarihi
22 Mayıs 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2017/835 E., 2019/133 K
Suçlar
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.050 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Küçükçekmece

20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2019 tarihli ve 2017/835 Esas, 2019/133 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2020/6651 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39328 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay

11. Ceza Dairesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/2401 esas, 2016/5531 karar sayılı ilamında "....Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir.

Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır..." şeklinde belirtildiği üzere,

Sanığın 16/07/2017 tarihinde gerçekleşen kasten yaralama ve cinsel saldırı olayı nedeniyle polisler tarafından yakalandığında ismini ... olduğunu beyan ettiği ve tutanakların bu şekilde düzenlendiği, 16/07/2017 tarihli olay tutanaklarında ve aynı tarihli sanığın susma hakkını kullandığı kolluktaki beyanında isim olarak ... belirtilmiş ise de sanığın tutanaklarda imzasının bulunmadığı; ancak kollukça 17/07/2017 tarihinde sanığın gerçek ismi olan ... olarak alınan ifadesi sonucunda herhangi bir tutanak düzenlenmeden gerçek kimliğini söylemesi üzerine,

sanığın karakoldaki ifadesinin de gerçek kimlik bilgilerine göre alınmış olması karşısında, sanığa atılı 5237 sayılı Kanun'un 267/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçunun oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesi kapsamında idarî para cezası yaptırımını gerektiren kabahât olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,

2-Sanık hakkında şüphelisi olarak yakalandığı kasten yaralama ve cinsel saldırı suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığı ve akıbeti araştırıldıktan dosyanın aslı yada onaylı örneği getirildikten sonra hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu. "İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır." şeklinde, atıf yapılan iftira suçu ise aynı Kanun'un 267 nci maddesinde.

"Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır..." şeklinde düzenlenmiştir.

2. İftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde öngörülen, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, bunun dışında resmi belgenin düzenlenmesinin gerektiği durumlarda resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine karşı başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin ise aynı Kanun'un 206 ncı maddesine düzenlenen suçu oluşturacağı,

hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerektiren bir suç bulunmayan veya resmi bir belgenin düzenlenmesini de gerektirmeyen hallerde görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişinin eyleminin ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesine aykırılık olarak değerlendirileceği belirlenmiştir.

3. Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.02.2023 tarihli ve 2021/8-257 Esas, 2023/82 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanan failin bu eyleminin, gerek bireylerin adil yargılanma haklarını güvenceye alan yargı organının işleyiş düzenini bozabilecek gerekse soruşturmanın bir başka kişi aleyhine yürütülmesine neden olarak kimlik veya kimlik bilgileri kullanılan kişinin şeref, saygınlık, hürriyet ve haksız yere yargılanmama haklarını ihlal edebilecek nitelikte olması karşısında,

kanun koyucunun bahse konu suçu düzenlemesindeki gerçek amacının gerek işlenmiş gerekse işlendiğinden şüphelenilen bir suçun soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik işlemleri gerçekleştiren görevlilere kimlik veya kimlik bilgisi olarak gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin önlenmesidir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu olay; hükümlü ...'nin suç tarihinde Fatma Seda K. isimli şahsa karşı cinsel taciz ve kasten yaralama suçlarından dolayı kolluk görevlilerince gözaltına alınması esnasında kendisini kardeşi olan mağdur ...'nin kimlik bilgileriyle tanıtıp soruşturma işlemlerinin başlatılmasına neden olmasına,

hükümlünün gerçek kimliğinin ise parmak izi incelemesi sonucunda verdiği parmak izleriyle mağdur ...'nin parmak izlerinin uyuşmaması üzerine hükümlünün babasına yaptırılan teşhis ile tespit edilmesine ve hükümlü hakkındaki kasten yaralama ve cinsel taciz soruşturmasından dolayı gerçek kimlik bilgilerinin ortaya çıkmaması amacıyla mağdura ait kimlik bilgilerini kullanmasına ilişkindir.

Dosya kapsamında mevcut Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı'nda mağdurun kimlik bilgilerinin yer aldığı ve tutanağın hükümlü tarafından mağdurun adı altında imzalandığı ayrıca Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ortamında yapılan araştırmada hükümlü hakkında basit yaralama ve cinsel taciz suçlarından açılan kamu davasında Küçükçekmece

16. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2019/81 Esas, 2021/370 Karar sayılı kararıyla mağdur Fatma Seda K.'nin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verildiği tespit olunmuştur. Her ne kadar, hükümlü hakkında Küçükçekmece

16. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasına ilişkin tutanaklar dosya kapsamında yer almasa da, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.02.2023 tarihli kararınında da belirtildiği üzere, gerek işlenmiş gerekse işlendiğinden şüphelenilen bir suçun soruşturulması ve kovuşturulmasına yönelik işlemleri gerçekleştiren görevlilere kimlik veya kimlik bilgisi olarak gerçeğe aykırı bilgi verilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen suçun oluşması için yeterli olduğunun anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1455
Karar No
2024/4418
Tarih
22 Mayıs 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1440 K.2022/12862
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1436 K.2024/1225
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1423 K.2024/1309
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1355 K.2022/12292
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1354 K.2022/12305
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6676 K.2023/1533

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.